YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2699
KARAR NO : 2015/14131
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/975-2014/395
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı (karşılık davacı) vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 15/09/2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı (karşılık davacı) gelmedi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin evrak üzerinde incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan yabancı uyruklu davacının, davalı şirketten harici satış sözleşmesi ile daire satın aldığını, satış bedelinin 80.000 Euro’luk kısmını ödediğini; davacının sözleşmedeki, “..alıcının sözleşmeden vazgeçmesi halinde, ödenen miktarın % 30’nun cezai şart olarak satıcıya kalacağına ..” ilişkin hükme de uyarak, ödenen 80.000 Eurou’nun % 30’u olan 25.000 Euroyu davalıya bırakıp kalan 60.000 Euronun kendisine iadesi konusunda davalıya ihtar gönderdiğini; ancak, ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 60.000 Euro’nun dava tarihindeki karşılığı 132.900 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; müvekkili olan davalının, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini; ancak, davacının yabancı uyruklu olması nedeni ile, işlemlerde bir takım gecikmelerin yaşandığını, davacının cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği bedelin zararlarını karşılamadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili açtığı karşılık dava ile de, davacının sözleşmeyi feshetmesi nedeni ile uğradıkları zararların karşılığı olarak şimdilik 74500 Euro’nun fiili ödeme günündeki efektif kuru karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından “…kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu …” gerekçesi ile karar bozulmuş, yerel mahkeme tarafından, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, gene asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 19.02.2014 tarih 2013/17666 E. 2014/2446 K. sayılı kararı ve “…davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği..” gerekçesi ile ikinci defa bozularak mahalline iade edilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulması neticesinde yapılan yargılama sonucu asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmiş, verilen bu karar süresi içinde davalı (karşılık davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 6.808.80 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.