Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/3369 E. 2015/15167 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3369
KARAR NO : 2015/15167
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : ANAMUR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2014
NUMARASI : 2013/281-2014/379

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 06.10.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil K.. U.. geldi. Karşı taraf adına davalılar vekili Av.A. Y. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, haricen satın aldığı yerin tesviyesini ve teraslamasını yaptırdıktan sonra üzerinde ev inşa ettirdiğini, ancak sonradan yapılan ölçüm ile müvekkilinin kullandığı yerin davalılara ait taşınmazın içinde olduğunun belirlenmesi üzerine taraflar arasında 04.08.1994 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile davalıların müvekkilinin kullandığı yerin tapusunu vermeyi, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın üzerine yapılan ev, teraslama ve tesviye bedelini ödemeyi taahhüt ettiklerini, ancak davalıların tapuyu devretmeye yanaşmamaları üzerine müvekkili tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının sözleşmenin resmi nitelikte yapılmaması nedeniyle reddedildiğini, sonrasında davalıların müvekkili hakkında ecrimisil ve men’i müdahale davası açması üzerine müvekkilinin taşınmazı terk ettiğini ileri sürerek; müvekkilinin yapmış olduğu ev, teraslama ve tesviye ile sair iyileştirmeler karşılığı olarak şimdilik 20.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 20.09.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 40.462 TL ye yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 40.462 TL nin davalılardan tahsiline dair verilen hüküm davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 04.04.2012 günlü ve 2011/21362 E. 2012/9034 K. sayılı ilamı ile;
(…Tarafların aralarında yapmış oldukları 04.08.1994 tarihli sözleşmeye göre 4867 m2 lik yerin tapusunu vermeyi, bu mümkün olmadığı takdirde tesviye bedelinin ödeneceği taahhüt edilmiştir. Yapılan keşif sonucunda davacının 4936,71 m2 yeri tesviye ettiği belirlenmiş ve buranın tesviye bedeli olan 40.642,00 TL hüküm altına alınmıştır.
Kadastro bilirkişisi T. G. ‘in 23.12.2009 tarihli bilirkişi raporunun ekinde bulunan krokiye göre kırmızı ile taralı gösterilen yerin orman dışına çıkarılan 2 B’ lik alan olduğu, yeşil ile taralı olarak gösterilen yerin ise orman arazisi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, tesviye edildiği belirlenen 4936,71 m2 lik yer içinden hazine adına tescil edilen 2 B’lik alan ile orman olarak gösterilen alanın belirlenerek bu miktardan düşülmesi gerekmektedir.
Belirtilen yerler düşüldükten sonra çıkan alanın tarafların sözleşme ile belirledikleri 4867 m2’den fazla bulunması halinde sadece 4867 m2 yer için, eğer bu miktarın daha az belirlenmesi halinde ise bu miktar için tesviye bedelinin alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece, tarafların anlaşması dışında kalan ve hazine ve devlete ait orman alanları da dahil edilerek tesviye bedeline karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir…)
Gerekçesiyle bozulmuş, tarafların karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 15.11.2012 günlü ve 2012/14469 E. 23625 K. sayılı ilamı ile;
(…1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların karar düzeltme talebinin reddi gerekmiştir.
2- Davalıların karar düzeltme talebine gelince;
Davacı, …….. parsel numaralı taşınmaza yaptığı faydalı giderlerin ödetilmesini istemiş, mahkemecede bilirkişi raporuna uyularak 4867 m²’lik alanda davacının yaptığı faydalı giderlere aynen hükmedilmiştir. Ancak, dosya içeriğinde mevcut davacı aleyhine açılan Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/424 Esas sayılı müdahalenin men’i, ecrimisil ve inşaatlerin kal’ine ilişkin davada mahkemenin hükmüne esas aldığı 11/08/2008 tarihli bilirkişi raporunda davacının kullanımında olan kısmın 1491,33 m² olduğu, ancak 96 parsel numaralı taşınmazın beyanlar hanesinde toplam 2208,85 m²’lik kısmın ise 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek krokide (A) harfi ile gösterilen ve evinde içinde bulunduğu 777,18 m²’lik kısmın 2/B olarak Hazine adına çıkartılan yerde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 714,15 m² ise tarım alanında kaldığı açıklanmış, mahkemece de bilirkişi raporuna itibar edilerek ikinci raporda (B) harfi ile gösterilen 714 m² yere davalının (Bu davanın davacısının) müdahalesinin men’ine, inşaat ve muhtesatların kal’ine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/424 E. – 2008/56 K.sayılı kesinleşen Kararı ile 2/B kapsamında orman dışına çıkarılan yer ayrılarak davacının 714 m²’ye vaki müdahalesinin men’ine karar verildiğine göre, davacı ancak bu kısma varsa yaptığı faydalı giderlerin tazminini isteyebilir. O halde, mahkemece yapılan iş; davacının bu kısma yaptığı faydalı giderlerin uzman bilirkişi veya kurulu marifetiyle yöntemince tesbit edilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermek gerekir.
Ne var ki; mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, yanılgıya düşülerek Dairemizin 04/04/2012 gün 2011/21362 Esas- 2012/9034 sayılı Kararı ile bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalıların karar düzeltme talebinin kabulü ile bozma nedenlerinin değiştirilerek kararın HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA…) karar verilmiştir.
Karar düzeltme istemi üzerine verilen bozma ilamına uyan mahkemece; mahallinde keşif yapılarak bilirkişilerden rapor aldırılmış ve davacının tesviye yaptığı alanın 655,61 m2, bu alandaki tesviye işlem maliyetinin 906,08 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 906,08 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 2.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.