YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3782
KARAR NO : 2015/15169
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2014
NUMARASI : 2014/276-2014/471
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 06.10.2015 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.T. B. geldi. Karşı taraf adına davacı vekili Av.A. B. geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı ……… Konut Kooperatifleri Birliğinin düzenlediği taşınmaz ihalesine kendi adına katılması için davalıyı yetkilendirdiğini ve ihale bedeli olarak da birliğin hesabına 27.05.1997 tarihinde 2.500.000.000 TL ve 06.06.1997 tarihinde 15.830.000.000 TL gönderdiğini, ihaleye müvekkili adına davalının katıldığını ve ancak ihale konusu …….. ada………. parsel numaralı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, müvekkilinin ödenen bedelin tahsili için birlik aleyhine açtığı davanın ihaleye müvekkili ile davalının adi ortaklık oluşturarak katıldıkları gerekçesiyle reddedilerek kesinleştiğini, akabinde müvekkili ile davalının 22.12.1998 tarihli protokolü imzaladığını, ancak davalının protokol hükümlerine de uymadığını ileri sürerek; ….. ada ……..parselin adına tescilini yada arsanın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin faizi ile tahsilini, olmaz ise ihaleye katılım bedeli olarak gönderdiği paranın karşılığı olan 132.300 Dolar’ın, bununda mümkün olmaması halinde gönderdiği 18.300.000.000 TL (yeni 18.300 TL)nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının arsayla ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen 2.500.000.000 TL’nin başka bir taşınmaza ilişkin olduğunu, 15.830.000.000 TL’nin ise kendisinin yapacağı inşaattan davacıya dükkân satışına ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının gönderdiği paranın dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değer olan 352.675,90 TL’nin tahsiline dair verilen hükmün, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 05.04.2011 günlü ve 2010/10054 Esas 2011/5256 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, mahkemece dava konusu taşınmazda keşif icra edilerek bilirkişilerden rapor aldırılmış ve davalı adına olan taşınmaza davacının 22.12.1998 tarihli adi ortaklık protokolü ile ortak edildiği, sonrasında davalı tarafından yapılan inşaat sözleşmesi ile oluşturulan 10 ila 36 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına kaydedildiği, ancak bu bağımsız bölümlerin adi ortaklığa ait olduğu, davalının bu bağımsız bölümlerin oluşması ve inşasında ayrıca emek ve sermayesinin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazdaki 10(dahil) – 36 (dahil) arasındaki bağımsız bölümlerin davalı adına olan 1/2 payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafın kira gelirlerine yönelik talebi hakkında ise usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm, taraflarca temyiz edilmiş ve Dairemizin 05.11.2013 günlü ve 2013/13719 E. 15233 K. sayılı ilamı ile;
(…1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince araştırma yapılarak davaya konu istem hakkında karar verilmiş bulunmasına ve özellikle temyiz incelemesinden önce yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 642 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin hükümlerin somut olaya tatbik edilmesinin mahkemece varılan sonucu değiştirmeyecek olmasına göre, davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK.nun 326/2.maddesi; “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır” hükmünü içermektedir. Buna göre, yargılama giderlerinin davanın kabul ve red edilen miktarına, eş söyleyişle tarafların haklı (dolayısıyla haksız) çıktıkları miktarlara göre paylaştırılması, kabul ve red edilen kısım üzerinden de yargılamada vekil aracılığı ile temsil edilen taraflar lehine de aynı kanunun 323.maddesinin 1.fıkrasının ğ. bendine göre yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın tapu iptali ve tescil isteğinin kabulü ile davalı adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin ½ payının davacı adına tesciline karar verilmiş bulunduğuna göre; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ½ sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bu bağlamda taraflar lehine aynı miktarda vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarafların haklılık oranının yanlış değerlendirilmesi sonucunda; 5.708 TL yargılama giderinin 4.454,40 TL’lik bölümünden davalının sorumlu tutulması ve (davalı adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin değerinin ½ sine isabet eden miktar üzerinden) davacı lehine 36.900 TL vekâlet ücreti takdir edilmesine rağmen davalı lehine 15.730 TL vekâlet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır…)
Gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece; önceki hükmün esasına yönelik hükümlerin bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazdaki 10 (dahil) -36 (dahil) arasındaki bağımsız bölümlerin davalı adına olan 1/2 payının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kira gelirlerine yönelik talep konusunda usule uygun açılmış dava olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, 2.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.