YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4051
KARAR NO : 2015/15183
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : KADİRLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2014/20-2014/297
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı G.. Ü.. vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 06.10.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı G.. Ü.. vekili Av. A. C. geldi. Karşı taraf davacı ve vekili Av. Y.. E.. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisleri babaları H.Ü.’in Kadirli ….Noterliğince 23 Şubat 1995 tarihinde yaptığı resmi vasiyetnamesi ile ……….. yevmiye, ……….cilt, …… sahife,……….sıra no’da (Yenisi ……… ada,…………parsel) kayıtlı 169 m² miktarındaki arsa üzerine inşa edilen 2 adet mağazadan birini yani Ö. G. ‘le bitişik olan küçük mağazasını oğlu olan müvekkili M.. Ü..’e, diğer mağaza ve bu mağazaların üstünde bulunan evi de davalı oğluna vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılarak kesinleştiğini, ancak, müvekkiline vasiyet edilen mağazanın davalı tarafından kullanıldığını ve tapuda devrini vermediğini ileri sürerek vasiyetnameye konu taşınmazın muris adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı G.. Ü.. vekili cevabında; dava konusu davacıya vasiyet edilen yerin, muris zamanında bakkal olarak kullanılan 16 m² lik kısım olduğunu, diğer kısım ve bitişik mağazanın müvekkiline ait olduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 14.02.2012 tarihli kararı ile, vasiyetnamenin tanziminden sonra dava konusu mağaza tabir edilen taşınmazın verilen iç yapısının değiştirildiği, keşif günü itibariyle de halen giriş katın pastane olarak bir bütün halinde kullanıldığının ve üst katının mesken olarak kullanıldığı, vasiyetnamede belirtilen mağazalar ve arsa boşluğunun keşifle birebir tesbitinin mümkün olmadığı, keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi T. D. tarafından düzenlenen 01.06.2011 hakim havale tarihli krokide D harfi ile gösterilen 16,72 m² lik bölümün vasiyetname ile davacıya bırakıldığının tesbitine, aynı fen bilirkişi raporundaki 2 nolu krokide E harfi ile gösterilen 88.08 m² lik bölüm ile üzerindeki evin vasiyetname ile
davalıya bıkarıldığının tesbitine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2013 tarih 2013/3480 Esas, 2013/5977 Karar sayılı ilamı ile “….Mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen mimar ve inşaatçi bilirkişilerin 14.06.2011 havale tarihli raporlarında; dava konusu taşınmazın ………. İlçesi imar planı sınırları içerisinde imar parseli olduğunu, tapuda mağaza ve konut vasfında olup, zemininin 179,24 m² olduğu, pastane olarak kullanıldığı, ilk yapıldıktan ya da vasiyetnameden sonra değişiklik ve ilave yapılıp yapılmadığının anlaşılabilmesi için ilgili kısımlardaki sıvanın kazıtılmasının gerektiğini ve ayrıca Kadastro Müdürlüğünden ablikasyonu alındığı takdirde vasiyette paylaştırılan mağazaların dış hatlarının belirleneceği anlaşılmaktadır. Somut olayda; dava konusu taşınmaza ilişkin ilk yapıldığı tarih itibariyle plan, proje ve ruhsatlarının ve sonradan tadilat yapılmış ise tüm tadilat, plan, proje ve ruhsatlarının varsa ilgili belediyeden celbedilerek, 14.06.2011 tarihinde bilirkişi kurulundan alınan raporda değerlendirilerek, uzman bilirkişi kurulundan mahallinde yapılacak inceleme ile vasiyetnamenin yorumu yapılarak davacıya vasiyet edilen yerin neresi olduğu tam ve sağlıklı olarak tesbit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada, keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda davanın kabulü ile “müşterek muris Mehmet oğlu H. Ü. tarafından düzenlenen Kadirli …….. Noterliğinin 23/02/1993 tarih ve 2017 yevmiye sayılı vasiyetnamenin tenfizi ile bu vasiyetnamede Adana ili …….. ilçesi ……….. Mah. …………. Caddesi Mevkiinde kain ve baki bulunan tapunun yevmiye no ………….. cilt no ……. sayfa no ………..sıra no ………. de kayıtlı 169 metrekarelik arsanın paylaştırılmasında mirasçı davacı M.. Ü..’e vasiyet edilen “arsanın üzerinde inşaa edilen iki adet mağazadan birinin, yani Ö. G. ‘e bitişik olan küçük mağaza” ile tabir edilen yerin Kadastro çalışmaları sonucu Osmaniye ili …….. ilçesi ………. Mah. …… ada ………. parsel sayılı taşınmaz kaydını alan ve dosyamız kapsamında fen bilirkişisi T. D. tarafından düzenlenen 01/06/2011 hakim havale tarihli rapor ve bir nolu krokide büyük A harfi ile gösterilen 69,93 metrekarelik bölüm olduğunu; aynı vasiyetnamede mirasçı davalı G.. Ü..’e vasiyet edilen “arsa üzerinde inşaa edilen iki adet mağazadan birini yani N. K. ‘nun bitişiğindeki büyük mağaza ile mağazanın arka kısmında kalan boş arsa ve mağazanın üzerine inşaa edilmiş bulunan meskenimi” tabiri ile kastedilenin ise yine aynı taşınmaz hakkında aynı fen bilirkişi tarafından düzenlenen 01/06/2011 hakim havale tarihli rapor ve bir nolu krokide B harfi ile gösterilen 88,08 metrekarelik bölüm ile üzerindeki ev olduğunun tespiti ile bir nolu krokide A harfi ile gösterilen yerin mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine” karar verilmiş, hüküm davalı G.. Ü.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamasına göre, davalı G.. Ü.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalılardan G.. Ü..’den alınıp davacı tarafa verilmesine, 3.278,85 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.