YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5132
KARAR NO : 2015/13868
KARAR TARİHİ : 09.09.2015
MAHKEMESİ : TAVŞANLI 1. ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2015
NUMARASI : 2014/1245-2015/46
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine açılan Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin(Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2013/529 Esas 2014/319 Karar sayılı boşanma davasının reddedildiğini, davadan sonra tarafların bir araya gelmediğini, davalının davacıyı arayıp sormadığını, davacının gelirinin bulunmadığını belirterek, aylık 750,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının talep edilen nafakayı ödeyebilmesinin mümkün olmadığını, davacının çalışabilecek durumda olduğunu, davalının 150,00 TL ödemeyi kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşam ve nafaka isteme hakkı doğacağı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, aylık 200,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı TMK.’nun 195.maddesi uyarınca; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği taktirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Somut olayda; davacı tarafın delil listesinde bulunmasına ve duruşmada talep edilmesine rağmen davalının aylık ücret bordrosunun celp edilmeden ve davalının ekonomik ve sosyal durumu, gelir ve giderleri yeterince araştırılmadan hüküm kurulması hatalıdır.
Hal böyle olunca; davalının aylık ücret bordosunun ve gelirlerine ilişkin belgeleri celp edilmesi, tüm gelir ve mal varlığının ayrıntılı olarak araştırılması, gelen cevaplara göre davalının tespit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, bu şekilde ayrıntılı bir araştırma yapılmaksızın bir bedelin tedbir nafakası olarak takdir edilmiş olması TMK.’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.