Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/5241 E. 2016/5223 K. 05.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5241
KARAR NO : 2016/5223
KARAR TARİHİ : 05.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit ve abonelik iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurum ile yapılan abonelik sözleşmesi gereğince müvekkiline ait konuta elektrik aboneliği tesis edildiğini ancak müvekkilinin bu taşınmazını, 2004 tarihi itibari ile bir üçüncü kişiye sattığını, dava konusu aboneliğin iptali için davalı kuruma başvuru yapılmasına karşın kurumun bu talebinin kabul edilmediğini, taşınmazı satın alan üçüncü kişilerin müvekkiline ait abonelik üzerinden elektrik kullanmaya devam ettiklerini ve 2009 yılının 7. Ayından itibaren fatura borçlarını ödemediklerini, müvekkilinin bu defa aboneliğinin iptali için yazılı dilekçe ile davalı kuruma başvurduğunu ancak ödenmeyen fatura borçları bulunduğu gerekçesi ile iptal işleminin yapılmadığını belirterek, davacının … abone numarasına ait 4.731,49 TL fatura borcu ile yine bu aboneliğe ait 2014 yılı nisan ayından sonra doğacak fatura borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile davacı adına olan aboneliğin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtlarında yapılan incelemede müvekkili şirkete yönelik herhangi bir abonelik iptali başvurusu bulunmadığnı ve aboneliğini sonlandırmayan davacının tüm fatura borçlarından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “… Davacının abonelik sözleşmesini iptal ettirmediği sürece gerek kendisi gerekse başkaları tarafından kullanılması karşılığı meydana gelen tüketim bedelini kullanan kişi ile birlikte sorumlu olduğu, her ne kadar geçmiş dönemler elektriği ödenmese de ödenmeyen enerji dolayısıyla davalının kurusundan bahsetme imkanı bulunmadığı, aboneliğin halen davacı adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından faturaların ödenmediği dolayısıyla kullanılan elektriğin kesilmemesinden dolayı davalının kusurlu olduğunun kabulünün genel hukuk kaideleri ile bağdaşmadığı, davacının önceden başvurup elektriğin kesilmesini talep etmediği, elektriğin kesilmesini talep ettiği taktirde sonradan kesilmeyip fatura tahakkuk edildiği tarihte davalının kusurundan bahsedilebileceği bu sebeple davacının 02/05/2014 tarihine kadarki elektrik borçlarından dolayı sorumlu olduğu anlaşılmakla bu tarihten sonraki borçlarının sorumlu olmadığının tespitine, aboneliğin iptalinin ise eski borçlar ödendikten sonra kurum tarafından resen yapılacağı…” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacını… nolu elektrik aboneliğinden dolayı 02/05/2014 tarihinden sonra oluşan elektrik borçlarından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, elektrik aboneliğini iptal ettirmeyen davacının, o abonelik üzerinden tüketilen elektrik enerjisi borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde; davacı ile davalı..arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin dosya içerisinde bulunmadığı ancak sunulan diğer belgelere göre, davacının 239550 abone numarası ile konut-mesken tarifesi üzerinden elektrik abonesi olduğu ve bu aboneliğe ait 2009 yılının temmuz ayı ile 2104 yılının mayıs ayı arasındaki fatura borçlarının ödenmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
Davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı kuruma hitaben yazılmış olan 02.05.2014 tarihi dilekçe içeriğinde, davacının .. numaralı aboneliğine ilişkin olarak ödenememiş fatura borçları bulunmasından dolayı aboneliği bırakamadığını (iptal ettiremediğini), aboneliğin elektriğinin kesilmesini talep ettiği, bu dilekçesinin 02.05.2014 tarihinde .. numarası ile gelen evrak olarak kayda alındığı, ancak bu dilekçe ve iptal talepleri hakkında ne gibi bir işlem yapıldığı dosya içerisinde anlaşılamamaktadır.
Buna karşın mahkemece, davacı tarafın elektriğin kesilmesi talebini içerir bu dilekçesi hakkında davalı kurum tarafından ne gibi bir işlem yapıldığı hususu ile yine taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin aboneliğin sonlandırılmasına ilişkin özel hükümlerin ne şekilde düzenlemeler içerdiği yönünde bir araştırma yapılmaksızın ve aboneliğin iptali istemine dair dilekçe verilmesinin o tarih itibari ile derhal aboneliği sonlandıracağı anlamına gelmeyeceği gözetilmeksizin, davacının dilekçe tarihinden (02.05.2014) sonraki borçlardan sorumlu tutulamayacağına karar verilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece, öncelikle taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi celbedilerek, davacının elektriğin kesilmesine ilişkin yazılı başvurusu hakkında kurum tarafından nasıl bir işlem yapıldığının araştırılması ve davacının talebi üzerine abonelik sözleşmesinin nasıl sona erdirileceğine ilişkin sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesi sureti ile, gerekirse bu konuda ilgili mevzuat hükümlerine göre ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu da alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.