Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/5334 E. 2015/17075 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5334
KARAR NO : 2015/17075
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : DİNAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/01/2015
NUMARASI : 2014/335-2015/7

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı vekili ile duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 03.11.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı asil S.. O.. geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davası sonucunda, davalı S.. O..’un dava konusu D. İlçesi İ.Mahallesi 195 ada, 277 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davaya konu 277 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan konut ve besihanenin davacıların murisi Musa ve davalının murisi İsmail tarafından birlikte yapıldığını, konut ve besihanenin yarı bedelinin talep edilmesi üzerine, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.07.2011 tarih, 2011/204 E.-2011/251 K. sayılı kararı ile, konut için 21.060,00 TL, besihane için 29.070,00 TL kıymet takdir edildiğini ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacılar lehine 5.000,00 TL’ ye hükmedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin kısım olan 20.065,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 20.065,00 TL’nin dava tarihi olan 16.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak Dinar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/91-78 E.K sayılı veraset ilamı doğrultusunda, payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.06.2014 gün, 2014/1217 E. 2014/9367 K. Sayılı ilamı ve “…..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. …… İş bu davada ise; davadaki besihane değerine ilişkin talep, kök davadaki talepten farklı yeni bir talep olup, mahkemece yeniden değerlendirilmesi ve besihane değerinin tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınması, iddia ve savunmanın toplanan delillere göre değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kök davadaki bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir. …” gerekçesi ile bozularak, mahalline iade edilmiş, mahkemece bozma kararına uyulması neticesinde yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, “…..İnşaatçı bilirkişinin 09/12/2014 tarihli raporunda, yıpranma payı da hesaplanmak üzere dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan evin değerinin 20.966 TL, besihanenin değerinin 18.878 TL olarak tespit edildiği, bu bedellerden eve ilişkin olarak ileri sürülen talebin daha önce 5.000 TL’lik kısmının mahkememizin 2011/204-251 E.K sayılı ilamı ile kabulüne karar verildiğinden, bu kısmın mahsup edilmesiyle evin değeri olan 15.966 TL’nin yarı bedeli olan 7.983 TL ve besihanenin yarı bedeli olan 9.439 TL’nin ( 18.878 TL /2 = 9.439 TL ) ki toplamda 17.422 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden davalıdan alınarak davacılara verilmesi…” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 17.422 TL’nin dava tarihi olan 16/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak Dinar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/91-78 E.K sayılı veraset ilamı doğrultusunda payları oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( 2.643 TL ) reddine, karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; kısmi dava ile kesinleşen konut değeri olan 21.060 TL’nin yarı bedeli olan 10.530 TL ( 21.060/2= 10.530 )’den, kısmi dava ile hükmolunan 5000 TL’nin mahsubu sonucu bulunan 5530 TL (10.530-5000=5530 TL) ile, dosyada mevcut ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen besihane değeri olan 18.878 TL’nin yarı bedeli olan 9439 TL (18.878/2= 9439 TL) ‘nin toplamı sonucu bulunan 14.969 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama sonucu ve yanılgılı değerlendirme ile temyiz eden davalı tarafın aleyhine olacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.