Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/5603 E. 2015/14649 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5603
KARAR NO : 2015/14649
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/442-2014/889

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde, davalı çocuklarından R.. D.. için ödemekte olduğu aylık 150 TL nafaka ile oğlu B.. D.. için ödemekte olduğu aylık 325 TL nafakanın, çocuklarının reşit olup istedikleri takdirde çalışacak durumda olmaları ve kendisinin ise bu nafakaları ödeyecek gücü bulunmadığından bahisle kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı duruşmadaki beyanında ise; kızı Rabia için hükmedilen nafakanın kaldırılmasını, oğlu için hükmedilen nafakanın ise öncelikle kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise nafakanın aylık 150 TL’ye düşürülmesini talep ettiğini belirtmiştir.
Davalılar ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; üniversite öğrencisi olarak eğitimlerine devam ettiklerini, eğitimleri için nafakanın zaruri ihtiyaçları olduğunu, herhangi bir işte çalışmadıklarını ve davalı babalarının kendilerine maddi destek sağlamadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacı tarafın davalılar lehine bağlanan yoksulluk nafakasının kaldırılması isteminin reddine”, “davalı B.. D.. lehine Karşıyaka 2.Aile Mahkemesinin 10/08/2011 tarih, 2011/346 esas, 2011/795 karar sayılı ilamı ile bağlanan aylık 325 TL iştirak nafakasının dava tarihi olan 27.06.2014 tarihinden itibaren aylık 125 TL indirilerek aylık 200 TL olarak tahsiline ve devam olunmasına” karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297.maddesi (HUMK.388.md), hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.

Somut olayda, davacı taraf, davalı çocukları için ödemekte olduğu nafakaların kaldırılması isteminde bulunmuştur. Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde, davalı Burak Berk için son olarak Karşıyaka 2. Aile Mahkemesi’nin 2011/346 esas, 2011/795 karar sayılı ilamı ile aylık 325 TL iştirak nafakası, davalı Rabia için ise Karşıyaka 2. Aile Mahkemesi’nin 2011/1308 esas, 2012/519 karar sayılı ilamı ile aylık 150 TL yardım nafakası takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davacının talebi, davalı B.B.için hükmedilen “iştirak” nafakasının kaldırılması veya azaltılması, davalı Rabia için ise hükmedilen “yardım” nafakasının kaldırılması istemine ilişkin olmasına karşın mahkemece hüküm kısmının 1.bendinde yoksulluk nafakasına dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkeme gerekçesinde; öncelikle dava konusu talep yoksulluk nafakasının kaldırılması olarak nitelendirilmiş ancak devam eden cümlelerde ise hem yoksulluk hem iştirak nafakası düzenlemelerine dair bir takım açıklamalarda bulunulmuştur.
Buna göre, hükümde, infazda tereddüte yol açacak şekilde açık çelişkiler bulunduğu, hükmün açık olmadığı ve davacının talep sonucunu karşılayacak şekilde tesis edilmediği, ayrıca mahkeme gerekçesinin gerek kendi içerisinde gerekse de hüküm fıkrası ile çeliştiği anlaşılmış olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.