YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5733
KARAR NO : 2015/11200
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ : MALATYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2014
NUMARASI : 2014/1209-2014/1281
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kaçak su kullandığından bahisle 13.306 TL alacak yönünden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, keson kuyudan su kullandığı, kaçak su kullanmadığı beyan etmiştir.
Mahkemece (Tüketici mahkemesi sıfatıyla) 06.09.2012 tarihli 1. kararında davanın kısmen kabulu ile 4.847,47 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 24.03.2014 tarihli ilamında davada halı yıkama (ticarethane) işyeri bulunduğundan Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozma kararı verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla 09.10.2014 tarihli 2. kararında yine aynı hüküm kurulmuş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu işyerine ait abone kaydında dava dışı A… A…’ın kaydının bulunduğu, 23.7.2007 tarihli tutanak ile “Daha önce borcundan dolayı suyu kesilen, sayacı alınan yerde düz borudan su kullanıldığının” tespit edildiği ve zabıt mümzilerinin ifadelerine göre, davalının kaçak su kullandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, kaçak su bedelinin miktarı konusunda toplanmaktadır.
Mahalinde keşif yapılmış, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporundan işyeri ihtiyacı için keson kuyu kullanıldığı, kuyu suyu ile halı yıkama işi yapıldığı, içme suyu için belediyeye abone olunduğu, aylık 13.5 m3 su tüketildiği,buna göre kaçak su ile atık su bedeli 23.12.2004-23.07.2007 tarihleri arası 4.847.47 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacının belirlediği 1000 m3 su sarfiyatına karşılık bilirkişinin aylık 13.5 m3 den toplam 418.50 m3 su sarfiyatına ilişkin hesaplamada ayrıntılı açıklama yapılmadığı, raporun hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece; konusunda uzman bilirkişiden davalının kullandığı işyerinin kaçak su tüketim miktarının m3 olarak tespit edilmesi ve davacı vekilinin itirazlarını cevaplayacak şekilde ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davanın konusu “haksız fiil” niteliğinde kaçak su bedeline ilişkin olduğuna göre, tutanak tarihi ile icra takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden talebin reddi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.