Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/5848 E. 2016/3137 K. 02.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5848
KARAR NO : 2016/3137
KARAR TARİHİ : 02.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, önceki kiracının borcu nedeniyle, kiracı olduğu işyerinin elektriğinin kesilip mühürlendiğini, söz konusu borç gerekçe gösterilerek davacının abonelik talebinin reddedildiğini; abone yapılmaması nedeniyle jeneratör kullandığını, maddi zararının oluştuğunu ileri sürerek; 2.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; önceki kiracı şirketin birikmiş elektrik tüketim borcu bulunduğu haliyle önceki kiracı şirketin isim değişikliği yaptığını, abone sözleşmesi akdeden Hakkı Ataç ile davacı şirket yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı şirketin zararının tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuyla ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000TL’ nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı- sağlayıcı arasında yapılır. Yapılan sözleşmenin niteliğine göre kural olarak bütün sözleşmelerde geçerli olan sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca, yapılan sözleşme sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurur.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/son maddesinin “aynı kullanım yerine ait başka müşterilerin önceki dönemlerine ilişkin tüketimlerden kaynaklanan borçları yeni müşterilerin üstlenmesi talep edilemez.” hükmünü içerdiği, yine Yüksek Yargıtay yerleşik uygulamasına göre; eski kiracının veya mal sahibinin elektrik, su, telefon, doğalgaz abonelikleri nedeniyle önceki aboneye ait olan ödenmemiş fatura bedellerinin yeni aboneden talep edilmesi mümkün değildir.
Yargıtay HGK. 30.01.2008 tarih ve 2008/13-58 E-93 K. sayılı kararında; “Dava dışı 3.şahıs mal sahibi veya eski kiracı ya da yüklenicinin su borcunun yeni aboneden talep edilmesi mümkün değildir.” şeklinde karar vermiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz ön.. nin ise 22.02.201.. ı temsile yetkili vekili kardeşi…’ ın ise 17.12.2013 tarihli davalıya çekilen ihtarnamede davacı şirketi temsil etmekte iken, 30.05.2011 tarihli davadışı önceki kiracı/borçlu adına olan aboneliğin borç taksitlendirme tutanağında davadışı önceki kiracı/borçlu …temsilen taksitlendirme işlemi yaptığı anlaşılmaktadır.
O halde, dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu’ nca benimsenen ilke gereği, kural olarak sonraki abonelik, önceki abonenin borcunun ödenmesine bağlı kılınamaz ise de; mahkemece, davalının aşamalardaki beyanları ve dosyadaki bilgi, belge, ve kayıtlara göre davacı şirketle önceki abone şirket arasında fiili, hukuki bir bağ olup olmadığı, muvazaa iddiasının varlığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.