YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5985
KARAR NO : 2015/14289
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2015
NUMARASI : 2014/1406-2015/87
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin davalının kızı olup reşit olduğunu, üniversite öğrencisi olduğu ancak masraflarının devamlı olarak annesi tarafından karşılandığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek, aylık 900TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; davacının reşit olduğunu, eski eşi ile boşanmalarına sebep olduğunu, ekonomik durumunun iyi olmadığının davacı tarafından bilindiğini, davacıya aylık 900TL ödeme imkanının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı için dava tarihinden geçerli olmak üzere takdiren aylık 250TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. 328/2 ve 364/1. maddelerine göre, şayet çocuk reşit olduğu halde eğitimine devam ediyorsa eğitimi sona erinceye kadar ana ve babanın bakım borcu devam eder. Bu durumda çocuk ana ve babaya karşı yardım nafakası davası açabilir.
Somut olayda; davacının 16.11.1993 doğumlu olup dava tarihinde reşit olduğu, Selçuk Üniversitesi, tiyatro bölümü 1. sınıf öğrencisi olduğu, davalının ise emekli olup aylık 1.082TL maaşının bulunduğu aynı zamanda bir bijuteri dükkanı da işlettiği anlaşılmakta ancak davalının işlettiği dükkan nedeniyle ne kadar gelir elde ettiği konusunda dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
O halde mahkemece; davalının işlettiği bijuteri dükkanında elde ettiği gelir de araştırılarak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, davacının ihtiyaçları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmedilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yukarıdaki gibi karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.