Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6017 E. 2016/5209 K. 05.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 08:14
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6017
KARAR NO : 2016/5209
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;davacının davalının tarımsal sulama abonesi olduğunu,taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi uyarınca davacının 120 dönümlük arazisine tarımsal sulama amaçlı sulama tesisi kurduğunu,sulama sezonu olmayan bir dönemde 07.03.2012 tarihinde bilinmeyen kişilerce davacının sulama kuyusuna saldırı olduğunu,bu saldırı sonucunda elektrik sayacının camlarının kırılıp mühürlerinin söküldüğünü ve tesise zarar verildiğini,bu konuda savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini,davacı tarafından bu olayla ilgili olarak davalı kuruma 09.03.2012 tarihinde bilgi verildiğini,kurum elemanlarının ise 09.03.2012 tarihli dilekçeye istinaden zarar gören sayacı değiştirdiklerini ve meydana gelen zarar nedeniyle durumu kaçak elektrik kullanma olarak kabul ederek davacı hakkında kaçak tespit tutanağı tanzim ettiklerini ve 34.291,20 TL'lik haksız fatura tahakkuk ettirdiklerini belirterek,davacının tarafına tahakkuk ettirilen bu faturanın bilirkişi tarafından belirlenecek miktarda iptalini ve fazla tahakkuk ettirilen miktar için davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davanın zamanaşımından reddi gerektiğini,esas yönünden ise;davacının davalı kurumun abonesi olduğunu,davacı hakkında yapılan tahakkukun ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile;davacıya tahakkuk ettirilen 34.291,20 TL faturadan 252,16 TL borçlu olduğu,geriye kalan 34.039,04 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK 204/2.maddesinde ise, yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı açıklanmıştır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince;davacının aboneliğine bağlı olan elektrik sayacının bilinmeyen kişilerce mühürlerinin kopartılarak sayaç camının kırıldığı yönündeki beyanı üzerine davalı kurum görevlileri tarafından ilgili sayacın söküldüğü,davalı şirket tarafından Ölçü ve Ayarlar Şube Müdürlüğü'nün 04.06.2012 tarihli raporunda ise sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiği gerekçe gösterilerek davacı hakkında 10.07.2012 tarihli kaçak tespit tutanağının tutulduğu ve kaçak tüketim ve ek tüketim tahakkuku olmak üzere davacıya toplam 34.291,20 TL borç tahakkuk ettirildiği sabittir.
Kaçak elektrik tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir.Olayda davacı tarafından kimliği belirsiz kişilerce sayaca zarar verildiği iddiasında bulunulmuş ise de, bu iddianın ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.Dosyada yer alan 04.06.2012 tarihli sayaç ayar raporu ve bu rapora istinaden düzenlenen 10.07.2012 tarihli kaçak tespit tutanağı da dikkate alındığında davacının kendi gözetim ve koruması altında bulunan sayaca kendisinin müdahale ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla dosya kapsamında yer alan ve mahkemece de hükme esas alınan 23.05.2014 tarihli bilirkişi raporundaki davacı tarafından kaçak elektrik kullanılmadığı yönündeki değerlendirme ve bu değerlendirme doğrultusunda yapılan hesaplamanın mahkemece hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece;yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınmak suretiyle davacının iddiasını ispat edemediği,bu haliyle kendi koruma ve gözetimi altındaki sayaca yapılan müdahalenin kendisi tarafından yapıldığı ve bu eylemin kaçak elektrik tüketimi olduğunun kabulü gerektiği gözetilmek suretiyle kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan.. ve 622 sayılı ..ı hükümlerine göre davalı kurumun davacıdan talep edebileceği dava konusu bedellerin önceki bilirkişi dışında alanında uzman bir bilirkişi ya da 3'lü bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.