Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6235 E. 2016/4340 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6235
KARAR NO : 2016/4340
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların evli olduğu dönemde davalının müvekkiline düğünde takılan tüm takılara el koyduğunu ve bunları satarak kendisine bir araç aldığını, bu takıları bir daha müvekkiline iade etmediğini belirterek, nitelikleri itibarıyla tek tek sayılan ziynet eşyalarının aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde ise fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin düğün tarihinden işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 21 adet çeyrek altın 2 adet tam altın 2 adet 22 ayar 10 gram bileziğin davalıdan alınarak davacıya verilmesine olmadığı takdirde bedelleri toplam 5582 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kabule göre, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kabulü ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.

Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği ve davalı da kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği halde, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yagılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.