Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6708 E. 2016/5065 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6708
KARAR NO : 2016/5065
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketten elektrik enerjisi aldığını, Nisan 2011-Ocak 2012 tarihleri arasındaki faturalarda yasal dayanağı bulunmayan haksız bir şekilde kayıp kaçak, personel sayaç hizmeti ve iletişim istemi kullanım bedeli alındığını belirterek; 18.468,14 TL’nin ödeme tarihlerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bedellerin mevzuata çerçevesinde faturalara yansıtıldığını, yasal düzenlemelere uyma zorunluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iletim ve psh bedeli alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kayıp kaçak bedelinin tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10 faturaya ilişkin 14.741,47 TL’nin her birinin ödeme tarihlerinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.101/1, TBK.m.117/1)
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; davacı tarafından Nisan 2011-Kasım 2011 tarihlerini kapsayan 8 adet fatura yönünden 11.931,41 TL kayıp kaçak bedelinin iadesinin talep edildiği, 08/12/2011 tarihli cevabi yazıyla talebin reddedildiği, dava konusu son iki faturaya ilişkin geri kalan 2.810,06 TL ile ilgili davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar yazısı bulunmadığı, böylelikle davalının ödeme yapılmayacağını bildirdiği tarihte 8 adet faturadaki kayıp kaçak bedeli yönünden temerrüde düştüğü, dosya içerisinde ihtar yönünden bilgi ve belge bulunmayan 2.810,06 TL TL yönünden dava tarihi itibariyle davalının temerrüte düştüğü anlaşılmakla; faiz başlangıçlarının belirtilen tarihlerden başlatılması gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz başlatılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün birinci maddesindeki davanın kısmen kabulü ile ifadesinden sonra gelen kısmın hükümden çıkarılarak yerine “14.741,47 TL kayıp kaçak bedelinin 11.931,41 TL’lik kısmının 08/12/2011 tarihinden, 2.810,06 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.