Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8020 E. 2015/13991 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8020
KARAR NO : 2015/13991
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2014/546-2015/5

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davacıların murisi ve babası olan M. Ç.’ın, Noterde düzenlenen 10.03.1999 tarihli vasiyetname ile tüm malvarlığını davalılara bıraktığını, ancak vasiyetname düzenlenirken bizzat noterin nezaret etmediğini, murisin yönlendirildiğini, tek doktor tarafından verilen raporun esas alınamayacağını, tanıkların tanınmadığını ve kimliklerinin tespit edilemeyip ulaşılamadığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; şekil şartlarının oluşmadığı ve tanıkların sağ olanının kimliği konusunda tereddüte düşüldüğü, Turhal’lı olmayıp, Turhal’lı Noter’in işyerinde davalı derneklere vasiyette bulunmanın hayatın olağan akşına aykırı olduğu gerekçe gösterilerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 03.06.2014 tarih ve 2014/1020 E.-2014/8842 K.sayılı ilamı ile özetle; “Dava konusu uyuşmazlığın vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis talebine ilişkin olduğu, davacıların murislerinin 10.03.1999 tarihinde noter huzurunda resmi bir vasiyetname düzenlenmesi ve bu vasiyetname ile davalılara tüm malvarlığını bıraktığının anlaşılması, noter huzurunda yapılan vasiyetnamelerin resmi belgelerden olup, bu belgenin aksi ya da sahteliği ispat edilmediği gibi, davanın niteliği itibariyle olayda tanık dinlenemeyeceği, düzenlenen vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamı; vasiyetnamenin iptaline ilişkindir. Mahkemece, davacının tenkis istemi hakkında iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, tenkis talebine ilişkin olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.