Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8256 E. 2016/5805 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8256
KARAR NO : 2016/5805
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin tarafların ortak murisi… tarafından Kargı Noterliğince düzenlenen 15/08/2007 tarihli ve 1269 yevmiye nolu vasiyetname ile,… ili … bulunan 350 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki arsa, kargir ev ahır ve üzerindeki tüm müştemilatın davalı kız kardeşi..’ya vasiyet edildiğini öğrendiğini; murisin bu vasiyeti yaptığında 74 yaşında olduğunu, akıl ve ruh sağlığının da tam olarak yerinde olmadığını, davalının murisi yanıltmak, yönlendirmek ve zorlamak suretiyle vasiyete yön verdiğini belirterek; vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedeniyle iptali, aksi halde müvekkilinin mahfuz hissesi oranında tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, murisin vasiyetname yapmaya ehil olduğu hususunda noter tarafından gerekli sağlık raporunun aldırıldığını, kişinin yaşının 74 olmasının vasiyetname yapmaya engel olamayacağını, murisin vasiyetname yapılması için zorlanmadığını, murisin öldüğü zaman terekesinde iki tane tarla, vasiyetnameye konu ev, 1 adet motorsiklet ve ev eşyaları bulunduğunu, murisin vefatından sonra cenaze masrafları ve dini törenler (mevlit-hatim) için masrafların müvekkili tarafından yapıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; tanık beyanları ile murisin akıl sağlığının yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, iptal isteminin reddi ile vasiyetnamenin tenkisine; 13.300,00 TL tenkis alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava; vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemlerine ilişkindir.
Somut olayda; davacı taraf, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihde 74 yaşında ve akıl sağlığının zayıflamış durumda olduğunu, ayrıca davalının yönlendirmesi ile bu vasiyetnameyi düzenlediğini belirterek; vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığına dayalı olarak iptalini talep etmektedir.
Fiil ehliyeti yokluğu; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hâkimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.
Hele fiil ehliyetinin nisbi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kuruluşu olan…Kurumundan rapor alınmasını da zorunlu kılmaktadır. Esasen TMK.nun 409/2.maddesinde de, akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Şu durumda, ehliyetsiz olduğu ileri sürülen mirasbırakanın vasiyetname tarihine yakın günlerde ve sonrasında tedavi görüp görmediği hususunda tarafların bilgisine başvurularak, varsa doktor raporları, hasta müşahede kâğıtları ve film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi, sonrasında işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tesbiti için…Kurumundan rapor alınması gerekmektedir.
Bununla birlikte, davacı taraf, vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemini, davalının zorlama ve yönlendirmesiyle murisin iradesinin sakatlanmış olduğu iddiasına da dayandırmaktadır. Buna karşın, mahkemece, gerekçeli kararda davacının bu iddiasına yönelik olarak dosyada mevcut delillere neden itibar edilip edilmediği açıklanmamış, gerekçeli kararda bu hususa değinilmemiştir.
O halde, mahkemece; davacı tarafın tüm delilleri toplanarak, öncelikli ehliyetsizlik iddiası yönünden, işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tesbiti için…Kurumundan rapor alınması; devamında ise, davacının murisin iradesinin sakatlandığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak da araştırma ve bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesin taraflara, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.