Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8381 E. 2015/15382 K. 08.10.2015 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.12.2023 19:31
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8381
KARAR NO : 2015/15382
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2014
NUMARASI : 2013/820-2014/445
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili 11.10.2013 tarihli dava dilekçesinde; taraflar arasında görülen Bakırköy 7.Aile Mahkemesinin 2009/21247 E.- 2011/1473 K. sayılı ilamı ile davacı için hükmedilen 100 TL yoksulluk nafakasının 1.500 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; talebin fahiş olduğunu, davacının maddi durumunun iyi olduğunu nafakaya ihtiyacı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 500 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/4 maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı Kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Dosya kapsamına göre, davacının ev hanımı olduğu, oğlunun yanında ikamet ettiği, davalının ise kendisine ait evde oturduğu, 2 kira geliri (Toplam 800 TL) bulunduğu, çiğköfteci dükkanda günlükçü olarak çalıştığı ve aylık 500 TL ücret aldığı, intifa hakkı babasına ait çıplak mülkiyeti kendisinde bulunan taşınmazların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların 24.03.2011 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları ve mahkemece kararın kesinleşme tarihinden itibaren 100 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı kadın için hükmedilen yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır.
Mahkemece; önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu, hakkaniyete uygun oranda artırım kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması Türk Medeni Kanununun 4.maddesinde hükme bağlanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.