YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8685
KARAR NO : 2016/5628
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacıya ait 13 ve 14 nolu parsellere 2010 yılında pamuk ekildiğini, davacının bu taşınmazları kendisine ait trafolarla suladığını,davalıya ait elektrik hattındaki ani alçalma ve yükselmeler nedeniyle davacıya ait çok sayıda dalgıcın yandığını, defalarca da tesisatın muhtelif yerlerinde arıza meydana geldiğini ve davacının zarara uğradığını, pamuk yeterince sulanamadığından üründe %55 verim düşüklüğü olduğunu, ilgili tespit dosyasında davalının 6/8 kusurlu olduğu ve davacının elektrik tesisat ve cihazlarındaki zararının 19.252 TL olduğunun belirlendiğini, yine pamukta verim kaybından kaynaklı zararın ise 110.417,00 TL olarak belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 124.856,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış; dosyaya sunduğu 03.01.2012 tarihli beyan dilekçesinde ise; görevli mahkemenin Ticaret ya da Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görev yönünden davanın reddi gerektiğini, esas yönünden ise; ilgili hattın özel olup olmadığı, ani alçalma ve yükselme olup olmadığı hususunun davalı kuruma sorulması gerektiğini, davada BK’nun 58. maddesindeki koşulların bulunmadığını, davalıya atfedilebilecek bir kusur da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; 124.856,00 TL tazminat alacağının 05.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Borçlar Kanununun 58. (yeni 69.) maddesine dayanan tazminat isteminden ibarettir. Borçlar Yasasının 58/1.maddesi gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.
BK. m. 58’de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden bir zarar doğması gerekir. Anılan maddedeki sorumluluk kusura dayanmayan kusursuz sorumluluk hallerinden olup, yapı eseri sahibi ancak davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığının ispatı halinde sorumluluktan kurtulabilir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; yasanın amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; davacının davalıya ait elektrik hattında meydana gelen ani yükselme ve alçalmalar nedeniyle kullanımında olan elektrik cihaz ve tesisatı ile ürün verim kaybı zararını talep ettiği, bu haliyle ise alacağın kaynağı haksız eylem ve kusursuz sorumluluk olup davacı ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla açıldığı, mahkemece de ilk iki celse tüketici sıfatıyla bakıldığının belirtildiği, sonraki celselerde tüketici sıfatı ile bakıldığı belirtilmemiş ise de, genel mahkeme sıfatıyla davaya devam edildiğine dair de bir ara kararın tesis edilmediği, bu haliyle de hatalı olarak davaya tüketici sıfatıyla bakılıp sonuçlandırıldığının kabulü gerektiği de kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar gözardı edilerek, davaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.