YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8842
KARAR NO : 2016/4956
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinin ortağı olduğu ….’nin borcundan dolayı, müvekkili adına kayıtlı 289860 abone nolu elektrik bağlantısının 06/02/2014 tarihinde kesildiğini belirterek; müvekkilinin davalıya borcu olmadığına ve müvekkilinin elektriğinin kesilemeyeceğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının aboneliğe ilişkin borcu olmadığının tespiti ile elektriğin bağlanmasına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece; davacı taraf kendisini bu davada bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Oysa hüküm, 23.12.2014 tarihli olup hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi; ”Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” şeklinde olduğu, ve yerel mahkeme 23.12.2014 tarihli celsede davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, dava değerinin 1.000 TL olduğu nazara alındığında karar tarihi itibariyle davacı lehine 750 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken davacı lehine 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6. bendinde bulunan, ”Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ye göre 1.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkarılarak yerine ”Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ye göre 750,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.