Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8864 E. 2016/4947 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8864
KARAR NO : 2016/4947
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı elektrik idaresi ekiplerinin 02.02.2011 tarihinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle müvekkili aleyhine “Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı” tuttuklarını, tutanağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını belirterek; kaçak elektrik tüketimine dair verilen cezanın iptaliyle, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaçak tespit tutanağının EPDK kararlarına uygun düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanım tespitinin 5 kişilik teknik ekiple davacı çalışanının huzurunda yapıldığını, hesaplamanın yasal düzenlemelere uygun olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalı tarafça, davacı hakkında kaçak elektrik tüketimine dair verilen cezanın 34.669,48 TL dışındaki miktar yönünden iptaline, davacının, davalı kuruma 34.669,48 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemiz 14.04.2014 tarih 2014/3004 Esas 2014/5995 Karar sayılı ilamı ile “… Hükme esas alınan bu rapor; taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmayıp; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde gerekçe ihtiva etmemektedir.Diğer taraftan, davacı vekili bu rapora itiraz etmiş ancak mahkemece, davacı vekilinin rapora itirazı dikkate alınmamış, itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmiştir.Hal böyle olunca mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, kaçak elektrik ve kaçak ek tahakkuk bedellerinin ayrı ayrı yönetmelik ve kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanarak, davalının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. ..” gerekçesiyle bozma konusu yapılarak, yerel mahkemeye iade edilmiştir .
Sözkonusu bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği yerel mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar alınmış; yerel mahkemece bozma ilamına uyulması sonucu yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça, davacı taraf hakkında kaçak elektrik tüketimine dair verilen cezanın 48.676,14 TL dışındaki miktar yönünden iptaline, davacı tarafın, davalı kuruma 48.676,14 TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Ancak, yerel mahkeme karar gerekçesinde ” …davacı tarafın 48.676,14TL yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğuna ilişkin bilirkişi raporu hakimliğimizce uygun ve yeterli…” olduğu ifade edilmiş olup söz konusu bilirkişi raporunda da 86.709,40TL toplam borçtan davacının kaçak ve ek kullanım bedeli olarak davacının borçlu olduğu 38.033,26TL mahsubu ile davacının 48.676,14 TL’lik kısımdan menfi tespit talebinin yerinde olduğunun tespit edildiği, ve kurulan hükümde vekalet ücreti ve yargılama giderleri 48.676,14TL kabul (davacının borçlu olmadığı tespit edilen) ve 38.033,26TL red (davacının borçlu olduğu tespit edilen) edilen miktarlar üzerinden hesaplandığı halde, hüküm kısmında 48.676,14TL yazılması ile davacının 48.676,14 TL’den borçlu olduğu, kalan 38.033,26TL’den borçlu olmadığı anlamına gelecek şekilde hüküm tesisi doğru değilse de, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında yazılı bulunan “48.676,14” rakamının silinerek, yerine “38.033,26 TL” rakamının yazılması suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı vekiline iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.