Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8873 E. 2016/4945 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8873
KARAR NO : 2016/4945
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; abone kaydı ölü … adına olan 280 nolu abonenin borcundan dolayı mirasçılar hakkında takip yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine icra takibinin davalılar yönünden durduğunu, sözleşmenin iptal edilmemesi nedeniyle davacı şirketin aboneye elektrik vermeye devam ettiğini belirterek; davalıların takibe vaki itirazının iptali ile alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; murisin ölüm tarihinin 1994 yılı olduğunu, takibe dayanak yapılan tahakkuk belgesi ve tüketim faturasının 2001 6. Ay ile 2012 yılı 4. Ay arasını kapsadığını, tereke borcu sayılamayacağını, aboneliğe konu meskende davadışı kardeşleri … yaşadığını savunarak davanın reddi ile alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; borcun murisin ölümünden sonra doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairenin yerleşmiş ve istikrar kazanmış uygulamasına göre; murisin yasal mirasçıları mirası reddetmedikleri sürece basit bir başvuru işlemiyle iptal edilmeyen (murise ait) abonelik üzerinden tüketilen enerji bedelinden kullanıcı olup olmadıklarına bakılmaksızın abonelikten kaynaklanan borçtan sorumludurlar. (Yargıtay 3.HD 2014/5429E – 17304K)
Somut olayda; davalıların murisi … davacı şirkette elektrik aboneliği bulunduğu, murisin 1994 yılında vefat ettiği, vefat tarihinden sonraki 2001/6. dönem ila 2012/4. dönem (dahil)ler arası bu abonelikten elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden toplam 34 adet fatura borcunun tahsili amacıyla davacı … şirketi tarafından davalılar dahil tüm mirasçılar aleyhine takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, her ne kadar davalılar vekili, murisin ölümünden sonra tahakkuk eden borç nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını savunmuş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mirası reddetmedikleri sürece basit bir başvuru işlemiyle iptal edilmeyen (murise ait) abonelik üzerinden tüketilen enerji bedelinden kullanıcı olup olmadıklarına bakılmaksızın davalı mirasçıların sorumlu olduklarının kabulü ile yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.