Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8878 E. 2016/4942 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8878
KARAR NO : 2016/4942
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının 9360 nolu elektrik abonesi olduğunu, aboneliğine ait elektrik enerjisi kullanımından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle Kırklareli İcra Dairesi’nin 2012/7008 E. sayılı dosyasında, davalı hakkında icra takibi başlatıldığnı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; takibe vaki itirazın iptali ile alacağın % 20’si oranında lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; aboneliği bulunan yazlık kampı 2007, 2008 ve 2009 yıllarında işlettiğini, 2009 yılından sonra kampı kullanmadığını, kullandığı yıllarda tüketim bedelini düzenli şekilde ödediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; 10/12.2015 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, 22.269,47 TL asıl alacak, 4.221,08 TL takip öncesi işlemiş faiz ve 759,79 TL KDV üzerinden takibin iptali ile devamına, hüküm altına alınan alacağın %20′ si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, elektrik tüketim bedeli ile gecikme zammı veya faizden abonenin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında 23.05.2007 tarihli elektrik aboneliği sözleşmesi bulunmaktadır.Davacı … ile abone arasında imzalanan 18.04.2011 tarihli sözleşme ile taksitlendirilen borcun ilk 2 taksidi dışındakilerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle 12.12.2012 tarihinde 22.279,05 TL asıl, 9.208,59 TL gecikme faizi ile 1.657,51 TL gecikme faizi KDV’ si için takip başlattığı, mahkemece, elektrik bilirkişiden davalı abonenin
zamanında ödenmeyen fatura borçları nedeniyle, davacı tarafın elektriği kesmesi gereken tarihin 31.04.2010 olarak tespiti üzerine, hükme esas alınan 10.02.2015 tarihli muhasebeci mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda yapılandırılıp da ödenmeyen asıl alacak miktarının 22.269,47TL olduğu, 31.04.2010 tarihine kadar tahakkuk eden 2010/3 dönem borcu için ayrı, bu tarihten sonra tahakkuk eden fatura borçları için ayrı şekilde, 6183 sayılı Yasa ile 51. maddesi gereği Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen gecikme zammı oranları üzerinden, gecikme zammı hesabı yaptığı, neticede gecikme faiz tutarı adıyla 8.244,69TL davacının alacağı bulunduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 09/11/1995 tarihli Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ nin 26., 38., 50. maddeleri ile 01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2. hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı elektriğin, dağıtım şirketi tarafından kesilmesi zorunludur. Ancak tüketime konu faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davalının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davalı açısından (normal tüketim bedeli dışında) gecikme zammından veya faizden davacının müterafik kusuru nedeniyle indirimi gerektirir. Bu indirim ise %50 oranında ve en fazla yasal faize kadar olmalıdır.
Dosya içerisinde bulunan abonelik sözleşmesinde gecikme zammına ilişkin hüküm bulunmamakta iken taraflar arasında 18.04.2011 tarihinde imzalanan taksitlendirme sözleşmesinde gecikmeye ilişkin hüküm bulunmakta olduğu dikkate alınmaksızın, tüketim bedeli karşılığı olan ana borca 6183 sayılı kanunun 51. maddesi gereğince belirlenen gecikme zammı oranları üzerinden hesaplanan miktardan davacı … şirketinin müterafik kusuru oranında indirim yapılarak hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
O halde, mahkemece; ehil bilirkişiden elektriğin kesilmesi gereken tarihe kadar tahakkuk eden borca akdi faiz, elektriğin kesilmesi gereken tarihten yapılandırma sözleşmesine kadar geçen süre için yasal faiz, yapılandırma sözleşmesinden takip tarihine kadar ise bu sözleşmeyle öngörülen faiz oranları dikkate alınarak Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.