Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8991 E. 2016/6131 K. 20.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 12:43
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8991
KARAR NO : 2016/6131
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki suya elatmanın önlenmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemesinin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde;... Köyü foseptik çukurunun içme suyu kaynaklarına tehdit oluşturduğunu, arazideki eğim nedeniyle kanalizasyon atıklarının yer altı su kaynaklarına sızması neticesinde zarar oluştuğunu, ilgili yerlere bildirim yapılmasına rağmen herhangi bir gelişme sağlanmadığını belirterek; foseptik çukurunun su kaynaklarına müdahalesinin önlenmesine ve belirlenecek eski hale getirme bedelinin dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu su kaynağının müvekkil idarenin alanına dahil olduğunu, müvekkili kurumun işi ciddiye alarak çalışmaya başladığını, ihale edilerek inşaatın devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2009/2919 esas 2009/4287 karar sayılı, 17/03/2009 tarihli ilamıyla “davalı Köy Tüzelkişiliği yönünden temyiz itirazlarının reddine, davacı ... ve davalı ... İdaresinin taraf sıfatları nedeniyle 3533 sayılı kanunun 1. ve 4. maddeleri hükümleri dikkate alınarak uyuşmazlığın hakem sıfatıyla bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulduğu görülmektedir.
Söz konusu bozma ilamı uyarınca; mahkemece verilen uyma kararı neticesinde; uyuşmazlığa hakemde bakılmak üzere görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesinin ardından tekrar aynı mahkemede esas açılarak kıdemli hakimin başka bir yere atandığı, mevcut durum itibariyle kıdemli hakimin Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi olduğu ve davaya hakem sıfatıyla bakılması gerektiğinden bahisle ikinci defa görevsizlik kararı verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, suya müdahalenin önlenmesine ilişkindir.
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere bozma kararına mahkemece uyulmuş olması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getirir. Bu hakkı ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi halele uğratabilir. Çünkü, müktesep hakkın tanınması kamu düzeni düşüncesiyle kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; önceki bozma ilamında belirtildiği gibi davaya tarafların sıfatları gereğince hakem sıfatıyla bakılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve görevsizlik kararı verildiği belirlenmektedir. Bozma ilamına uyulmasından sonra davaya hakem sıfatıyla görev yapan en kıdemli hakim tarafından bakılması gerekirken tekrar görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde; mahkemece; bozmaya uyulmakla gerçekleşen usule ilişkin kazanılmış hak nazara alınarak, davaya en kıdemli hakim tarafından hakem sıfatıyla bakılması gerekirken bozmaya uyulmasının ardından ikinci defa görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.