Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9118 E. 2016/5285 K. 06.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 08:06


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9118
KARAR NO : 2016/5285
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... adresinde kiracı olarak ikamet ettiğini, davalı kuruma su aboneliği talebinde bulunduğunu, davalı kurum tarafından, kaçak su borcunun ödenip inşaat hesabı kesildikten sonra abonelik işleminin yapılabileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin davalı kuruma kişisel bir borcunun bulunmadığını belirterek; su aboneliği işleminin yapılmasına karar verilmesini talep etmiş, 29.01.2015 tarihli duruşmada ise; dava açıldıktan sonra abonelik işleminin yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu bina inşaatında kaçak su kullanıldığını, kaçak su borcu ödenerek inşaat hesabı kapatıldıktan sonra ferdi su aboneliğinin yapılacağını, davacının bu meskende kiracı olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihi itibariyle davacının abonelik koşullarının tam olarak gerçekleşmediği gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine 750 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacının su aboneliği talebinin davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın inşaat aboneliği borcu nedeniyle reddedildiği, ancak yargılama esnasında aboneliğin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, abonelik işlemi yapılması için davacının dava dışı 3.kişilerin borcundan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilerek dava tarihinde haklı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, davacının abonelik için eksik belge sunduğu gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumluluğuna hükmedilmesi doğru değilse de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2. maddesinde bulunan “Tüketici olan davacının harçtan yasal muafiyeti nedeniyle karar harcı alınmasına yer olmadığına," cümlesinin çıkarılarak, yerine "Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 25.20 TL başvurma harcı ile 25.20 TL maktu karar ilam harcının davalıdan alınarak ...ye irad kaydedilmesine," cümlesinin; 3.maddesinde bulunan "Vekille temsil olunan davalı yararına ...'ye göre belirlenen 750,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin çıkarılarak, yerine "Vekille temsil olunan davacı yararına ...'ye göre belirlenen 750,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin; 4.maddesinde bulunan "Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin çıkarılarak, yerine "Davacı tarafından yapılan 150 TL bilirkişi ücreti, 45 TL tebligat posta ücreti olmak üzere toplam 195 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 06.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.