Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9217 E. 2016/6373 K. 21.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 12:44
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9217
KARAR NO : 2016/6373
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı kuruma başvurarak yeni abonelik tesisi talebinde bulunduğunu, ancak davalı kurumun daha önceki kiracıya ait olan abonenin eski borçlarını bahane ederek ilgili yönetmeliğe aykırı bir şekilde talebi reddettiğini, ... Yönetmeliğinin 5,6,10,14,24 maddelerine göre dağıtım sistemine bağlantı sahibinin lisans sahibi davalı tarafından mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılanması ve bağlantı anlaşması yapılması ve perakende satış sözleşmesi yapılarak hizmet verilmesi gerektiğini, Yönetmeliğin 24. Maddesinde açıkça "aynı kullanım yerine ait başka müşterilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni müşterinin üstlenmesi talep edilemez" denildiğini, bu hükümden aynı yer için yeni başvuran müşteri adına abonelik sözleşmesi yapılması gerektiğinin anlaşıldığını, davalı ...'ın elektrik dağıtım işini tekel niteliğinde yürütmekte olup, enerji satın alınabilecek başka kurum bulunmadığını, müvekkilinin ticari faaliyet yürütmesi nedeni ile abonelik kayıtlarının kendi adına olması gerektiğini, bu nedenlerle davalının işin niteliği gereği davacı ile sözleşme yapmak zorunda olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, yeni kiracı sıfatıyla davalı kuruma abonelik istemiyle başvuran davacı şirketle; davalı kurum arasında muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir. Davanın, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddelerinin yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan Yasanın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmasının gerekli ve yeterli olduğu belirtilmiş; müteakip 5. maddesinde ise, “Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Davacının ticari işletmesinde kullanılacak elektriğe ilişkin davalı kuruma yaptığı abonelik istemine ilişkin uyuşmazlığın çözümü (tarafların tacir olmasıda nazara alındığında); Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisindedir.
Hal böyle olunca; mahkemece, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla esasa girerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.