Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9879 E. 2016/4951 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9879
KARAR NO : 2016/4951
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının 10000002960 nolu elektrik aboneliğine ilişkin müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturaları ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla …İcra Müdürlüğü’ nün 2010/2446 sayılı dosyasıyla başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile %40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, ödeme emrinde ve dava dilekçesi ekinde fatura örneklerinin bulunmadığını, borcun hangi yıllara ait olduğunun anlaşılamadığını, 23.759.33 TL elektrik kullanılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 2.832.50 asıl alacak yönünden itirazın iptali ile asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket ile davalı arasında, 17.07.1995 tarihli abonelik sözleşmesinin bulunduğu, abone grubunun mesken olduğu, bu nedenle davalının tüketici kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmakla; iş bu davada, Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Hal böyle olunca, mahkemece; o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, şimdilik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.