YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10745
KARAR NO : 2016/12158
KARAR TARİHİ : 26.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının işyerinde kullanmış olduğu kaçak elektrik nedeniyle aleyhine … 7. İcra Müdürlüğünün 2011/12779 takip sayılı dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, davalının haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Duruşmaya katılan davalı yargılama aşamasındaki beyanlarında; davacı kuruma elektrik borcu bulunduğunu ancak taksitlendirme yaparak borcu ödemeye devam ettiğini, bu bağlamda davacı tarafa borcu olmaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının iş yerinde kullandığı ve kaçak elektrik niteliğinde bulunan elektrik tasarrufundan dolayı bilirkişinin raporunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirlediği üzere toplam 8.102TL borcu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının …. 7.İcra Müdürlüğünün 2011/12779 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 7.690 TL asıl alacak ,358 TL işlemiş faiz 54 TL KDV olmak üzere toplam 8.102TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %16.8’i geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Somut olayda; tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır. İş bu Kararın 1/B maddesinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak kaçak tahakkukunda esas alınacak süreler belirlenmiştir. Buna göre;
”1) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde;
a) Kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde bu süre iki kat olarak alınır.
Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak yukarıdaki paragraf çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu süre 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
b) Kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün alınır.”
Yargılama sırasında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu tutanaktan daha evvel 26.12.2009 tarihinde düzenlenen kaçak tespit tutanağında belirtilen endeks ile davaya konu 09.03.2011 tarihli tutanakta belirtilen endeks farkı belirlenerek kaçak hesabının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki; yukarıda bahsi açıklanan mevzuat hükmü uyarınca, somut olayda olduğu gibi, kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek dosya, konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin anılan yönetmelik ve yönetmelik hükümlerine göre yayınlanan usul ve esaslara göre yeniden hesaplanması için rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.