Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/10746 E. 2016/12215 K. 27.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10746
KARAR NO : 2016/12215
KARAR TARİHİ : 27.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde, davalıya ait işyerine ilişkin kaçak elektrik faturalarının davalı aleyhine … 14. İcra Müdürlüğünün 2011/5926 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini, beyanla yapılan bu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; elektrik faturalarının düzenli olarak ödendiğini , işyerinde bulunan sayaca herhangi bir şekilde müdahalede bulunulmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne , davalının … 14. İcra Müdürlüğünün 2011/5926 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 70.637,00 -TL asıl alacak, 4.944,00 -TL işlemiş faiz, 890,00 -TL KDV olmak üzere toplam 76.471,00 -TL üzerinden devamına, asıl alacağa %16.8 i geçmemek üzere takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine, karar verilmiş; sözkonu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Somut olayda, icra takibine ve eldeki itirazın iptali davasına konu alacak, kaçak elektrik tutanağından kaynaklanmasına rağmen mahkemece; avukat bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir.
Bu bağlamda temyize konu öncelikli uyuşmazlık, kaçak elektrik konusunda, avukat bilirkişi tarafından hazırlanan raporun, hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunludur. Bu nedenle bilirkişinin, bilgisine başvurulan konuda uzman olması gerekir. Teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmelidir. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabilir.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; eldeki davada hükme esas alınan raporu düzenleyen avukat bilirkişinin, dava konusu kaçak elektrik bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığı, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceği açıktır.
3-)HUMK.nun 275. ve devamı maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286. maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HUMK.nun 283.maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284.maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor alabilir.
Aynı ilkeler 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde “bilirkişi incelemesi” ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut olayda kaçak miktarının tespitine yönelik iki adet bilirkişi raporu alınmış ; Elektrik Yüksek Mühendisince düzenlenen ilk bilirkişi raporunda ; davacının alacağı 6805,60 TL , takip fazlası miktarın 72.030,09 TL olduğu belirtilmiş ; alanında uzman olmayan avukat bilirkişi tarafından düzenlenen hükme esas bilirkişi raporunda ise; davacı tarafın toplam alacağının 76.471,00 TL olduğu belirtilmiştir . Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik konusunda uzman bilirkişi kurulu marifeti ile alınan raporlardaki çelişkileri de giderecek biçimde rapor alınarak, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, birbiriyle çelişen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.