Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/11907 E. 2016/11612 K. 17.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11907
KARAR NO : 2016/11612
KARAR TARİHİ : 17.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali-tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; muris ….’nın 28/07/2007 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak ilk eşinden olan kızı davacı ile ikinci eşi, oğlu ve torunu olan davalıların kaldığını; murisin sağlığında eşi davalıya altı tane taşınmazını ölünceye kadar bakma şartı ile devrettiğini, baskı altında tasarruflar yaptığını, davalılar lehine vasiyetnameler düzenlendiğini, banka şubelerinde hesapları olduğunu, asıl amacın davacıyı mirastan mahrum etmek olduğunu ileri sürerek; iki ayrı vasiyetnamenin iptaline, bankadaki mevduatın terekeye dahil edilmesine, muvazaalı tapu devirlerinin iptaline, tüm tasarrufların iptali ile tenkisine, elden çıkarılan taşınmazların bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesi ile davaların ayrılmasına ve reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, vasiyetnamelerin iptalini içeren davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, mahkemenin 09/03/2010 tarihli ara kararı ile muvazaa nedeni ile tapu iptali ve tescil davası ile vasiyetnamelerin iptali ve tenkis davasının ayrılmasına karar verdiği, 27/05/2010 tarihli ara kararında da vasiyetnamelerin iptali ve tenkis davasının mahkemenin 2010/111 Esas sayılı dava dosyasında görüldüğünün (eldeki dava), diğer tüm taleplerin ise mahkemenin 2007/435 Esas sayılı dava dosyasında görüldüğünün (ilk esas) belirtildiği; ancak, eldeki dava dosyasında yargılamaya vasiyetnamelerin iptali davası olarak devam edildiği ve karar verildiği, vasiyetnamelerin tenkisi talebi yönünden ise 2007/435 Esas sayılı dava dosyasında tenkis hesabı ile ilgili bilirkişi raporu hazırlatılması aşamasına gelindiği ve eldeki davanın sonuçlanmasının da beklenildiği anlaşılmaktadır.
İki dava arasında bağlantı varsa, bu iki davanın birleştirilmesi (tevhidi) istenebilir. (HMK 166. madde) Davaların aynı sebepten doğması (HMK 57/1-c maddesi) veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, (iki dava arasında) bağlantı varsayılır. (HMK 166/4.maddesi) (Medeni Usul Hukuku, Prof.Dr. Baki Kuru, Prof.Dr. Ramazan Arslan, Prof.Dr. Ejder Yılmaz, 25.baskı, 2014, sayfa; 491)
Mahkemece, aralarında bağlantı bulunan ve birinin sonucunun diğerini etkileyeceği açık olan vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarının ayrılması isabetli değildir. Zaten mahkeme de tenkis davasını sonuçlandırıbilmek için eldeki vasiyetnamenin iptali davasında verilen kararın kesinleşmesini bekleyen ara kararı oluşturmuştur. Anılan davaların birlikte yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken yasal neden olmaksızın ayrılmalarına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarının birleştirilmesinin sağlanarak yargılamanın birlikte yürütülmesidir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.