YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12590
KARAR NO : 2017/1984
KARAR TARİHİ : 23.02.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin, davalının oğlu olduğunu ve halen Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri bölümünü kazandığını, çalışmadığını, nafakaya ihtiyacı bulunduğunu, davalının ise …’da alüminyum doğrama işlerinde faaliyet gösteren işyerinde çalışmakta olup aylık yaklaşık 3.000 TL maaş aldığını belirterek, davacı yararına aylık 750 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ; aylık gelirinin SGK keseneği hariç 1.095 TL olup bu miktarın 680 TL ‘lik kısmı ile konut kredisi ödemekte olduğunu, davalıya her ay 200 TL nafaka yatırdığını ,talebin gelir düzeyinin çok üzerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı yararına aylık 250 TL yardım nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece takdir edilen aylık 350 TL nafakanın, davacının ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Kural olarak; anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. (TMK m. 328/2) Diğer taraftan; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. (TMK m.364) Eğitimine devam eden reşit birey, kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise anne babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir.
Bu bağlamda belirlenecek nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olması gerekir. Mahkemece nafaka miktarı tayin edilirken; davacının ihtiyaçları ve anne babanın geliri göz önünde bulundurulmalı, TMK’nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilmelidir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden tarafların baba kız oldukları, davacının Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri öğrencisi olduğu, çalışmadığı, davalının ise dış cephe ustası olup , 1.100 TL aylık maaşı olduğu,kira ödemediği, …/…’da 1 adet mesken nitelikli taşınmazı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve üniversite öğrencisi olan davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün (davalı annenin) gelir durumu nazara alınarak; TMK.4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun daha yüksek miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile davacı lehine az miktar nafaka takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.