YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12962
KARAR NO : 2016/12054
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum abonesi olan davalının, hakkında tahakkuk ettirilen 160.801,14 TL’lik borcu ödememesi nedeni icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40’dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında ise davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;
… 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4142 esas sayılı takip dosyasında, davalının ¨24.323,38 asıl alacak, ¨4.559,35 gecikme cezası olmak üzere toplam ¨28.882,73 yönünden icra takibine yaptığı itirazın iptaline, bu bedel üzerinden takibin devamına,
Asıl alacak ¨24.323,38 nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine ( Davacı taraf takipte yasal faiz talep ettiğinden ),
Asıl alacak ¨24.323,38 üzerinden hesap edilecek %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ( (İİK.’nın 67/2 maddesindeki %40’dan ibaresinin 02/07/2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunun 11. Maddesi ile %20’sinden şeklinde değiştirildiği yasanın 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, takibin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapıldığı 6352 sayılı kanunun 38. Maddesi ile İİK’nuna eklenen geçici 10. Maddesi gözetilerek),
Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava konusu borcun, fatura borçları yanında kaçak su borcunu da kapsadığı ve kaçak su bedelinin likit (belirlenebilir) olmayıp ve yargılamayı gerektirdiği göz önüne alındığında mahkemece; davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değilse de, belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün fıkrasının 3. bendinde yazılı bulunan “Asıl alacak ¨24.323,38 üzerinden hesap edilecek %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ( (İİK.’nın 67/2 maddesindeki %40’dan ibaresinin 02/07/2012 tarihinde 6352 sayılı Kanunun 11. Maddesi ile %20’sinden şeklinde değiştirildiği yasanın 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, takibin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapıldığı 6352 sayılı kanunun 38. Maddesi ile İİK’nuna eklenen geçici 10. Maddesi gözetilerek)” ifadesinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.