YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1579
KARAR NO : 2016/13827
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
Davacı … ….. ile davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi aralarındaki menfi tespit davasına dair … 3.Tüketici Mahkemesinden verilen 29.05.2014 günlü ve 2012/475 E.-2014/620 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 19.10.2015 günlü ve 2014/18474 E.-2015/16024 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, yazlık olarak kullandığı meskeninde 11318620 no.lu su aboneliğinin bulunduğunu, davalı kurumun görevlilerinin 04.11.2011 tarihinde yaptıkları kontrolde sayacın endeksini 3.981 ton olarak okuduklarını ve davalının bu endeks üzerinden Kasım/2011 dönemi için 18.656,60 TL borç tahakkuk ettirdiğini, oysa yazlık olarak kullanılan evde bu miktar su kullanılmasının mümkün olmadığını, öyle ki kendisinin….’da yaşadığını ve yazlık evine yılın en fazla birkaç ayı geldiğini, bu fatura döneminden önce sayacının son olarak 2009 yılında 395 endeks ile iki yıllık bir süre içerisinde bu kadar artış olamayacağını, bu hatanın sayacın endeksinin okunması sırasında ondalık işaretinin yanlış yazılmış olmasından kaynaklanabileceğini ve sayacın endeksinin gerçekte en fazla 398,1 ton olabileceğini ileri sürerek, davalı kuruma 18.656,60 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait sayacın 04.11.2011 tarihinde 3981 endeks ile okunduğunu ve bu endeks üzerinden davacıya borç tahakkuk ettirildiğini, 11.11.2011 tarihinde sayacın sökülerek … Sanayi Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğü’ne gönderildiğini, burada yapılan incelemede sayacın müdahaleli olması sebebi ile muayeneye alınmadığını ancak sayacın tahakkuk endeksinin kurum tespitinde olduğu gibi 3981 ton olarak belirlendiğini, buna göre düzenlenen faturada hehangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu sayacın endekslemesinde herhangi bir kusur bulunmadığı ve sarf edilen döneme göre tahakkuk yapılmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2015 gün ve 2014/18474 E.-2015/16024 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin onama kararına karşı davacı taraf karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava; davacı abonenin, su sayacında kayıtlı endeksin yanlış okunduğundan ya da sayacın hatalı kayıt yapmış olabileceğinden bahisle aleyhine tahakkuk ettirilen fatura borcundan sorumlu olmadığının tespitine yönelik olarak açtığı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait sayacın davalı kurum görevlileri tarafından 04.11.2011 tarihinde 3.981 ton endeks ile okunduğu ve bu endeks üzerinden davacıya 2011/kasım dönemi faturası ile 18.656,60 TL borç tahakkuk ettirildiği, ancak dosyada mevcut 11.11.2011 tarihli ve İbrahim Koçer imzasını içeren sayaç sökme (değiştirme) tutanağında ise sayacın (su saatinin) endeksinin 398.4 olarak belirtildiği, buna karşın mahkemece, bu belgeye yönelik herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.
2- Bunun yanında dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından yargılama sırasında dört ayrı bilirkişi raporu alındığı, 18.03.2013 tarihli ilk raporda; sayacın doğru sarfiyat kaydettiği, endekste bir hata bulunmadığı, davacı aboneye tahakkuk ettirilebilecek borç miktarının 18.656,65 TL olduğunun belirtildiği, 27.05.2013 tarihli ikinci raporda; sayacın okunan endeks değerinde bir hata olmadığı ancak bu tür sayaçların belli bir kullanım süresinden sonrasında bozularak yanlış değer gösterme olasılığının yüksek olduğunun, buna göre kıyas yöntemi uygulanmak sureti ile hesaplanan borç miktarının 272,22 TL olduğunun tespit edildiği, 11.10.2013 tarihli üçüncü raporda evin kullanılıyor olup olmamasına göre ayrı ayrı hesaplamalar yapıldığı ve nihayetinde 28.03.2014 tarihli dördüncü raporda ise ilk rapordaki tespitlere benzer açıklamalara yer verildiği ve buna göre borç miktarı belirlendiği anlaşılmaktadır.
Alınan tüm raporlar tek kişilik bilirkişiler tarafından düzenlenmiş olup, görüldüğü üzere her dört raporda, davacının sorumluluğu açısından farklı tespitler ve borç miktarları bulunmaktadır.
Kural olarak takdiri delil olan bilirkişi raporu hakimi bağlamaz, hakim raporu serbestçe takdir eder. Ancak yargı kararlarının gerekçeli olması emredici kural olduğundan, hakim dosyada bulunan bilirkişi raporuna aykırı hüküm tesis ederken gerekçelerini açıklamakla yükümlüdür.
Diğer taraftan, raporlar arasında çelişki bulunması halinde iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece üçüncü defa bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir.
Somut olayda raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi bilirkişi raporuna üstünlük tanındığı açıklanmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, dosyada bulunan 11.11.2011 tarihli sayaç sökme belgesinin, gerekirse belge altında imzası bulunan İbrahim Koçer isimli kişinin de bilgisine başvurulmak sureti ile diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi ve yine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş, tarafların itirazlarını karşılayan, denetime elverişli bir rapor alınarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan bu nedenle; … 3. Tüketici Mahkemesi’nin 2012/475 E. 2014/620 K.sayılı ilamının bozulması gerekirken, Dairemizce zuhulen onandığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla yukarıda belirtilen gerekçeye binaen karar düzeltme talebinin kabulü ile; Dairemizin 19.10.2015 gün ve 2014/18474 E.-2015/16024 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, … 3. Tüketici Mahkemesi’nin 2012/475 E. 2014/620 K.sayılı hükmünün, yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.