YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16701
KARAR NO : 2016/13889
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar… tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; mirasbırakanın, … İlçesi hudutları dâhilinde bulunan menkul ve gayrimenkul mallarını davacıya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin … 16. Sulh Hukuk Mahkemesince açılıp okunmasına rağmen itiraza uğramadığını; ancak, muris adına kayıtlı olan… İlçesi … Mahallesinde kâin 34 ada 2 parsel sayılı gayrimenkulün alınan mirasçılık belgesi ile yasal mirasçılar olan davalılar adına intikal ettirildiğini ileri sürerek; gayrimenkulün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …; davayı kabul etmediğini bildirmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; vasiyetnamenin yerine getirilmesi istemini içeren tapu iptali ve tescili davasının mirasbırakanın son ikametgâhı yerinde açılacağı gerekçesiyle, HUMK.’nun 11. maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 2010/10704 esas ,2010/11476 karar ,28/06/2010 tarihli kararı ile; ” … Ancak vasiyetnameye konu taşınmaz, mirasbırakan adına kayıtlı iken; 16.02.2007 tarihinde, yasal mirasçılık belgesi ve … Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 13.06.2006 tarihli iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine dair ilam esas alınarak yasal mirasçılar adına intikal suretiyle tescil edilmiştir.
Bu olgu ve dava dilekçesinde ileri sürülen açıklamalardan davacının, vasiyetnameye konu taşınmazın mülkiyetinin hile ile yasal mirasçılara geçirildiğini ileri sürerek, mevcut tapu kaydının iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan niteliği itibariyle dava, taşınmazın aynına ilişkin olup yetkili olan mahkemede açılmıştır(HUMK. m 13).
Hal böyle olunca, işin esasına bakılıp bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir… ” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuş, yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar… tarafından temyiz edilmiştir .
1- Hukuk mahkemesinde, görülen bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması, başka bir mahkemenin görevi içindeki bir hususun çözümüne bağlı ise; o hususun görüldüğü davanın sonuçlanmasını, kendisi için bekletici sorun yapabilir.
Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir.
a- Bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması,
b-İki dava arasında bağlantı bulunması.
Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Somut olayda; vasiyetnamenin tenfizi talep edilmektedir . Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir.
Vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir.
TMK.nun 595 maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Vasiyetnamenin tenfizi davasında öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı araştırılarak vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi şerhini içerir onaylı sureti getirtilerek, dosya içine konulması gerekir.
Somut olayda ise; davaya konu vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dava dosyasının arandığı ancak bulunamadığı, yalnızca vasiyetnamenin açılması davasında verilen gerekçeli kararın onaylanan suretinin mahkemeye gönderildiği, kesinleşme şerhinin ise olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; vasiyetnamenin açılması davasında verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme şerhini içerir onaylı sureti ilgili mahkemeden getirtildikten sonra iptal davasının açılması için gereken sürenin beklenmesi, yasal şartlar oluştuktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, vasiyetnamenin açılması dosyasının derdest olduğu gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2 – Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile hükmün HUMK 428. maddesi gereğince davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2. bentte açıklanan nedenler ile diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına , HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.