Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/18717 E. 2016/13531 K. 28.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18717
KARAR NO : 2016/13531
KARAR TARİHİ : 28.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı,30.08.2012 tarihinde saat 10.00 sıralarında ikamet ettiği köyün mezrasında bulunan arazisinin içinden geçmekte olan davalı kuruma ait elektrik tellerinin, çıkan rüzgarın etkisi ile birbirine sürterek ark oluşturması sonucu yangın çıktığını, çıkan kıvılcımların arazideki kuru otları tutuşturması sonucunda 27 adet dut, 6 adet asma, 1 adet armut, 1 adet iğde, 6 adet ayva ve 5 adet kavak ağacı ile araziyi çevreleyen çit ile arazi sulama sistemine ait borularının tamamen yandığını, meydana gelen olayda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, nedensellik bağı bulunmadığını, BK’nun 58.maddesindeki koşulların oluşmadığını, meydana gelen yangının elektrik direğinden yayıldığına dair bir delil bulunmadığını, olayın elektrik kaçağından meydana geldiği kabul edilse dahi davacının müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,davacının uğradığı 7.610,00 TL zararın 30.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklandığı iddia olunan yangın nedeniyle, davacının uğradığı maddi zararın tazminine ilişkindir.
BK.nun 58/1.maddesi (TBK.nun 69.maddesi) gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
Somut olayda; davacı, davalı kuruma ait elektrik tellerinin çıkan rüzgarın etkisi ile birbirine sürterek ark oluşturması sonucu yangın çıktığını ve bu yangın neticesinde ise arazisinde bulunan bir kısım ağaçlar ile arazisini çevreleyen çit ve sulama borularının tamamen yanması sonucu maddi zarara uğradığını belirtmiş;davalı kurum ise, nedensellik bağı bulunmadığını, BK’nun 58.maddesindeki koşulların oluşmadığını, yangının elektrik direğinden yayıldığına dair bir delil bulunmadığını, olayın elektrik kaçağından meydana geldiği kabul edilse dahi davacının müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini ve talebin fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar dosya kapsamında yer alan … Belediye Başkanlığı’nın 30.08.2012 tarihli itfaiye raporu, 05.10.2012 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı, 30.08.2012 tarihli elektrik teknisyenlerince düzenlenen tutanak ve alınan ziraat bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan ve Dairemizin 25.05.2016 tarihli 2.geri çevirme ilamı sonrasında dosya kapsamına alınan 15.09.2016 tarihli bilirkişi rapor içeriği incelendiğinde, söz konusu bilirkişinin mahkemece icra edilen 14.05.2014 tarihli keşfe katıldığı,ancak tarafına dosyanın teslim edilmemesi nedeniyle raporunu tanzim etmediği, mahkemece 2016 yılı 8.ayında tarafına raporunu tanzim etmediği yönünde muhtıra çıkarılması sonrasında söz konusu raporu düzenleyerek dosyaya sunduğu, bu haliyle mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli kararın elektrik bilirkişi raporu alınmadan verildiği anlaşılmakta olup, elektrik bilirkişi raporu olmadan mahkemece karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Mahkemece hükme esas alınan 23.09.2014 havale tarihli bilirkişi rapor içeriği incelendiğinde ise, yandığı belirtilen ağaçların adedi ile 2012 yılı İlçe … Müdürlüğü’nden temin edilen birim fiyatlarının çarpılması suretiyle hüküm altına alınan toplam 7.610,00 TL’nin belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak ilgili ziraat bilirkişi raporunda söz konusu ağaçların sulama,çapalama, vb. yetiştirme masraflarının belirlenen ağaç bedellerinden mahsup edilmediği sabit olup, bu nedenle söz konusu ziraat bilirkişi raporu da hükme esas almaya yeter nitelikte olmayıp, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, mahallinde refakate alınacak önceki bilirkişiler dışındaki alanında uzman elektrik, fen ve ziraat bilirkişileri ile keşif yapılarak Yargıtay ve taraf denetimine elverişli raporların alınması suretiyle, davacının davalı kurumdan talep edebileceği maddi bir zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.