YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18829
KARAR NO : 2016/13527
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/5854 E. sayılı dosyası ile alacaklı olan dava dışı … tarafından borçlu olan davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, takip devam ederken alacaklı vekilinin borçlu ile hiçbir hukuki ilişkileri olmamasına rağmen kendileri hakkında 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini ve taraflarına 01.07.2009 tarihinde tebligat yapıldığını, 13.07.2009 tarihinde davalı şirkete kendilerinden alacakları olmadığının bildirildiğini, buna rağmen taraflarına 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtıkları 2010/87 Esaslı menfi tespit davasının ise reddedilip kesinleştiğini, davalı şirkete borçlu olmadıklarını, kendilerinin … hesabından 03.08.2010 tarihinde 10.357,60 TL çekildiğini, yine icra tehdidi altında 05.04.2011 tarihinde de 26.888,28 TL ödemeyi icra dosyasına yaptıklarını, ancak İcra Müdürlüğü’nün sehven yanlış hesap yaptığından 4.124,82 TL’yi taraflarına iade ettiğini ileri sürerek, kendilerinden tahsil edilen toplam 33.121.06 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile,33.121.06 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 10.357,60 TL’sine 03.08.2010 tarihinden; 22.763,46 TL’sine 05.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, davacı dava dilekçesinde hükmedilecek alacağa ticari faiz yürütülmesini istemiştir. 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi incelendiğinde davacının bu talebinin avans faizi olarak anlaşılması gerektiği açıktır.
Davaya konu edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup,söz konusu alacağın ticari nitelikte olmasına göre, hüküm altına alınan alacak yönünden avans faizine hükmedilmesi gerekirken,yasal faize hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün birinci fıkrasında yer alan ‘’…22.763,46 TL’sına 05.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine…’’ sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine ‘’…22.763,46 TL’sına 05.04.2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine …’’ söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.