YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19261
KARAR NO : 2016/14178
KARAR TARİHİ : 07.12.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile … 1.Aile Mahkemesinin 2013/711E- 2014/294K sayılı kararı ile boşandıklarını, boşanma davasında kendisi lehine nafakaya hükmedilmediğini, ancak boşanma sonrası yoksulluğa düştüğünü, sefalet içinde yaşadığını ileri sürerek aylık 1.500 TL yoksulluk nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
TMK’nın 175.maddesine göre; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
HMK’nın 303.maddesine göre; bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.
… 1.Aile Mahkemesinin 2013/711 E-2014/294 K.sayılı ilamının incelenmesinde; koca … tarafından 26.09.2013 tarihinde boşanma istemli dava açıldığı, boşanma dosyası içinde kadın …’nun nafaka talebi olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmadığı, mahkemece; kadının kusurlu olduğu tespit edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği, kadın lehine yoksulluk nafakası yönünden bir hüküm kurulmadığı, kararın Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından onanarak 30.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda mahkemece; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de daha önceki boşanma davasında; ne kadın tarafından yoksulluk nafakası talebi ne de mahkeme tarafından verilmiş bir nafaka hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla yoksulluk nafakası yönünden yukarıda bahsedilen HMK’nın 303.maddesi anlamında kesinleşmiş bir hükmün varlığından söz edilemeyeceği açıktır.
O halde mahkemece; işin esasına girerek, taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.