YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2387
KARAR NO : 2016/5082
KARAR TARİHİ : 04.04.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde;….Aile Mahkemesinin 2012/206 Esas-2012/856 Karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk için hükmedilen 175 TL iştirak nafakasının değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak 600,00 TL’ye çıkartılmasına, her yıl… oranında artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; tarafların müşterek çocuk adına hükmedilen aylık 175,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 225,00 TL’ye çıkartılmasına, fazla istemin reddine, hükmedilen nafakanın her yıl … tarafından belirlenen… oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak kısa kararda “davanın kısmen kabulü ile; aylık 175,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 225,00 TL’ye çıkartılmasına, fazla istemin reddine karar verildiği” anlaşılmaktadır.
Bu durum, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanaate göre yeniden bir karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.