Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/3202 E. 2016/13384 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3202
KARAR NO : 2016/13384
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

Davacı …. A.Ş. ile davalı … aralarındaki istirdat davasına dair … 23.Asiye Ticaret Mahkemesinden verilen 26.06.2014 günlü ve 2013/168 E. 2014/191 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 27.10.2015 günlü ve 2014/19751 E.-2015/16750 K.sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7662 E. ve … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/10173 E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlattığını, davacının … Cad. No:80 … adresinde bulunan mağazasında davalı şirketin müşterisi olup yükümlülüklerini zamanında ifa ettiklerini, yapılacak tadilat nedeniyle 08/03/2011 tarihinde sayaç yerinin değiştirilmesini ve sayaç kontrolünü ve mühürlenmesini talep ettiğini, konuyla ilgili olarak Taksim Elektrik İdaresi’nden gelen çalışanlar tarafından akım trafolarının muayane için Elektrik idaresine gönderildiğini, aynı tarihte … Elektrik İdaresinden gelen çalışanların akım trafolarının yerinde görmediklerinden dolayı müvekkiline 70.014,50 TL ve 23.881,70 TL kaçak elektrik bedeli olarak iki adet fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı şirket tarafınca söz konusu faturalara ilişkin olarak icra takibi başlatılması ve cebren davacının elektriğinin kesilmesi üzerine icra dosyalarına davacı tarafından ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığını, … 3. İcra Müdürlüğü dosyasına 81.187,66 TL, … 4. İcra Müdürlüğü dosyasına ise 27.703 TL olarak yapılan bu ödemelerin davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 108.890,66 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; yapılan işlem ve tahakkukun mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile, 23.191,85 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesi suretiyle istirdatına, karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.10.2015 günlü ve 2014/19751 E.-2015/16750 K.sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, onama ilamına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
6100 Sayılı HMK 266.hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder.
6100 Sayılı HMK 281.maddesi uyarınca; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.
(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.
(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.
Somut olayda; davalı taraf mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna gerekçelerini de belirtmek sureti ile itiraz etmiş, ne var ki mahkemece, bu itirazlar karşılanmadan, itiraza konu bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilerek, bilirkişi heyetinden davalı tarafın itirazlarını da karşılayacak şekilde, dava konusu bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı,açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, davalı kurumun istemekte haklı olduğu miktar belirlenmeli ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan, eksik inceleme,soruşturma ve itiraza konu bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.10.2015 günlü ve 2014/19751 E.-2015/16750 K.sayılı onama kararının kaldırılarak, … 23.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.06.2014 günlü ve 2013/168 E.-2014/191 K.sayılı mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.