Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/321 E. 2016/15548 K. 20.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 31.12.2023 18:21
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/321
KARAR NO : 2016/15548
KARAR TARİHİ : 20.12.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükükm taraf vekillerince temyiz edilmiş, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 20.12.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı ... ve davalılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı vekili Av..... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı ...'in 2005 yılında evlendiklerini, geçimsizlik nedeniyle ... 3. Aile Mahkemesinin 2013/334 Esas 2014/238 Karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, davacıya düğünlerinde bir takım ziynetlerin ve altınların takıldığını, bu altınlara ilişkin CD ve fotoğrafların mevcut olduğunu, davacıya takılan ziynetlerin düğün gecesi davacının elinden alındığını, takıların davalı kayınpederin kasasına konduğunun söylendiğini, davacı üzerinde kalan bir takım takım ziynetlerin ise müşterek konuta hırsız girmesi üzerine çalındığını ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 120.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tarafların düğün merasiminde takılan ziynetlerin hiç bir şekilde davalılar tarafından alınmadığını, dava konusu edilen ziynetlerden 28 adet burma bileziğin davacının bilgisi dahilinde emanet alındığını, düğünden sonra altınların kuyumcuya iade edildiğini, tarafların evliliklerinin üçüncü ayında müşterek konuta hırsız girmesi nedeniyle bir kısım ziynetlerin çalındığını, diğer ziynetlerin ise davacının nerede muhafaza ettiğinin davalılar tarafından bilinmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar evlenirken dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının davacıya hediye olarak verildiği, düğünden sonra bu ziynet eşyalarının davalılar tarafından kasaya konulacağı söylenerek alındığı, davacıda sadece tektaş yüzük ile Atasay set takımının kaldığı, davacıya kalan ziynetlerin daha sonra evden çalındığı, diğer ziynet eşyalarının davalılarda kaldığı anlaşıldığı, dinlenen tanık beyanlarında ziynet eşyalarının davalılar kaldığının anlaşıldığı, 28 adet burma bileziğin emanet olarak davacıya takıldığının sabit olduğu, ancak emanet olsa dahi bu bileziklerin davacıya düğünde hediye edildiği, bileziklere ilişkin gramaj konusunda bilirkişinin resimlerden ve dosyaya sunulan diğer belgelere bakarak belirlemiş olduğu değerin esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Davacı taraf düğünde takılan 28 adet ... burması bileziği talep etmiş ve her bir bileziğin 40 gr ağırlığında olduğunu belirtmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu bileziklerin her birinin ortalama 20 gr olduğu belirtilmiş ve bu gram doğrultusunda bedeli tespit edilmiştir.
Davalılar, düğünde takılan 28 adet bileziğin davacı tarafın bilgisi dahilinde düğünden sonra kuyumcuya geri verilmek üzere emanet takıldığını savunmuşlardır. Dinlenen davalı taraf tanıklarından ..., düğünde takılan 28 adet toplamda 840 gram bileziği kuyumcudan emanet olarak kendisinin aldığını, daha sonra da bilezikleri götürüp kuyumcuya teslim ettiğini beyan etmiş, tanık ... ise 28 adet emanet burma bilezik verdiğini, toplam 840 gr civarında olduğunu, ...'ya teslim ettiğini, daha sonrada bu şahsın getirip bilezikleri kendisine teslim ettiğini ifade etmiştir.
Davalı taraf tanık beyanlarına göre 28 adet bileziğin toplam gramının 840 gram olduğu anlaşıldığına göre gram olarak ortalama değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek 28 adet bilezik için eksik bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2) Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı tarafın talep ettiği ziynetler arasında 15 adet 250'lik( 22 ayar 40mm çapında 18,40 gram kulplu) altında bulunmaktadır. Davacının iddiası bu altınların, düğünde takılan küçük altınların tamamının düğünden sonra davalılar ve davalı ...'in annesi tarafından bozdurularak yerine alındığıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 15 adet 250'lik altının sunulan düğün fotoğraflarında bulunduğu belirtilmiştir. Davacının iddiası ve bilirkişi raporu bu hali ile çelişmektedir.
Davacı tarafın dava konusu yaptığı 15 adet 250'lik altına ilişkin iddiasını ispat etmesi gerekmektedir. Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda bir inceleme ve araştırma yapılması ve sonucu dairesinde bir hüküm tesisi gerekirken, davacının iddiası ile çelişen bilirkişi raporu doğrultusunda söz konusu ziynete yönelik talebinde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı taraf yararına, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı taraflar yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraflar için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.