Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/3773 E. 2016/5561 K. 11.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 09:10
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3773
KARAR NO : 2016/5561
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tesbit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili (duruşma istemli) ve katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği üzere; mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak (usule ilişkin kazanılmış hak) doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak meydana gelebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, (bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle) kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Temyiz istemine konu dava dosyasının incelenmesinde; mahkemece davanın reddine dair verilen 18.02.2014 tarihli ilk kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ve Dairemizin 20.01.2015 günlü ve 2014/13665 E. 2015/1170 K. sayılı ilamı ile davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddedilerek, hükmün davalı tarafın kötüniyet tazminatı istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyan mahkemece davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği, davacı tarafça bu kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, davanın reddine dair verilen hüküm, dairemiz bozma kararının dışında kalmış olması nedeniyle kesinleşmiştir. Mahkemece, bu husus gözetilerek, kesinleşen hüküm nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile (yeniden) davanın reddine karar verilmiş olması, davacı tarafa hükmü temyiz etme hakkı vermemektedir.
Bu itibarla, davacı tarafın temyiz isteminin reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
2-Davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı taraf hükmü tebliğden sonraki 15 gün içinde temyiz etmeyip, davacı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Ancak; katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, diğer tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Davacı tarafın temyiz itirazı yukarıda belirtildiği üzere reddedilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.