YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3777
KARAR NO : 2016/11932
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, davalıların murisine ait taşınmazı, murisin borçlarını ödemek ve ona borç para vermek karşılığı satın aldığını, tapu kaydının da davacının kardeşi olan dava dışı…. adına yapıldığını, murisin ölmesi üzerine davalılar tarafından muris muvazaası nedeni ile tapu kayıt maliki olan davacının kardeşi… aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığını, dava sonucunda taşınmazın 12/16 payının davalılar adına tapuya tescil edildiğini, davacının murise borç para verip, 28.000 TL tutarında borç senedi aldığını, ancak satış işleminin gerçekleşmesinden sonra senedin murise iade edildiğini, murisin kooperatif borçlarını ödediğini ve taşınmaza bir takım iyileştirmeler yaptığını, taşınmazın ellerinden gitmesi ile davacının yaptığı bu ödemelerin karşılıksız kaldığını beyan ederek, şimdilik 32.000 TL alacağın 26.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte miras payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili savunmasında; davanın zamanaşımına uğradığını, taraf teşkilinin sağlanmadığını, tapu kaydı dava dışı 3.kişi adına olması nedeni ile davacının sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık sebebsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir .
Davanın reddine yönelik mahkemece verilen karar Dairemizin 16.06.2015 Tarih 2014/17890 Esas-2015/11115 Karar sayılı ilamıyla eksik inceleme ve vekalet ücreti yönünden bozma konusu yapılmıştır.
Yerel Mahkemece Dairemizin 16.06.2015 Tarih 2014/17890 Esas 2015/11115 Karar Sayılı bozma ilamı üzerine Yargıtay bozma ilamının taraflara tebliği üzerine açılan 09.12.2015 günlü celsede; davacı vekilinin 09/12/2015 tarihli mazeret dilekçesi sunduğu ancak mazeretine dayanak belge eklemediği, davalılar vekili ile davalı asillerden … ve … davacının sürekli mazeret verdiğini, bu sebeple mazereti kabul etmediklerini beyan ettiklerinden ,Uyap üzerinden ” Başka Birimden Dosya Görüntüleme” fonksiyonu ile arama yapılacak ise de … … Ticaret Mahkemesinin kaç numaralı mahkeme olduğunun belirtilmediği ve davacı vekilince mazeret ekinde dayanak belge de sunulmadığı gerekçesi ile mazeret dilekçesi kabul edilmemiş HMK 150/6 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması müessesesi HMK’nın 150. ve 320 maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde gereğince; usulüne uygun biçimde çağırıldığı halde, taraflardan (veya vekillerinden) hiç biri duruşmaya gelmezse, mahkemece dava yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir. (…m. 150/1) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin (veya vekilinin) dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur. (…m. 150/4.) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (…m. 150/5.) Dosyası işlemden kaldırılmış olan bir dava ancak iki kez yenilenebilir. İkinci yenilemeden sonra davanın tekrar (üçüncü defa) takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (…m. 150/6).
Somut olayda mahkemece; davacı vekilinin 09/12/2015 tarihli mazeret dilekçesi sunduğu ancak mazeretine dayanak belge eklemediği, davalılar vekili ile davalı asillerden … ve … davacının sürekli mazeret verdiğini, bu sebeple mazereti kabul etmediklerini beyan ettiklerinden dosyada yapılan incelemede davacı vekilinin 02/06/2010, 28/07/2010, 20/07/2011, 15/05/2012, 28/03/2013 tarihli celselerde mazeret dilekçesi verdiği, ancak 28/07/2010 tarihinde verdiği mazereti kabul edilmeyerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme üzerine davaya devam olunmuş ise de 06/12/2011 tarihindeki duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı ve bu sebeple dosyanın 2.kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmekle davacı vekilinin yargılama aşamasında vermiş olduğu tüm mazeret dilekçeleri dikkate alındığında dayanak belgesiz sunduğu mazeret dilekçesi kabul edilmemiş…” HMK 150/6 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 09.12.2015 tarihli celse için verdiği mazeret dilekçesinde aynı gün ve saatte … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/51 Talimat sayılı dosyada keşfinin olduğunu beyan ettiği, ve temyiz dilekçesi ekinde de söz konusu mazerete ilişkin … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/51 Talimat sayılı keşif zaptını sunarak durumu belgelediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece izlenecek yolun, hakkaniyet ve adalet duygularının gereğine uygun olması gereklidir. Özellikle bu konuda hiçbir yükümlülüğü ve dahili bulunmayan taraflar yönünden hak kaybına yol açmamalıdır. Yasa hükmü yorumlanırken, Anayasanın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36.maddesine uygun yorumla, taraflar yönünden Adalet oldu bittiye getirilmemeli, davaların süratle ve ekonomik yollarla çabuk bitirilmesi kuralı yanında, davada esas olan adaletin gerçeğe en uygun sağlanması amacı hiç bir zaman ihmal ve gözardı edilmemeli, adaletin şekil hukukuna tercih edilmesi üstün görülmemelidir.
Bu nedenle, mazeret ileri sürülmesi halinde, makul ve ihtiyatlı bakmanın usul hükümlerinin özüne ve sözüne uygun düşeceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmaması gerekirken, yazılı gerekçe ile mazeretin reddi ve sonuçta davanın açılmamış sayılması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
O halde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esasının incelenmesi ve esas hakkında bir hüküm kurulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.