YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3877
KARAR NO : 2016/12726
KARAR TARİHİ : 10.11.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki sebebsiz zenginleşmeden doğan alacak davasının bozma ilamı üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde, davalının Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşda 14.09.2005 tarihinde diş hekimi olarak çalıştığı dönemde uzman hekim kadro unvanı olmamasına rağmen hataen döner sermaye ek ödemesi yapıldığını belirterek, davalıya fazla ödenen 20.371,18 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, haksız ödeme yapılmadığını beyan etmiş; zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece; davalıya hataen yapılan en son ödeme tarihi 20.03.2007 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi geçdiğinden bahisle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiş , temyiz üzerine verilen bozma kararına yönelik davalı vekilince tashihi karar isteminde bulunulmuştur .
Davalı tarafından tashihi karar istemi üzerine Dairemizin 02.04.2014 Tarih, 2014/3107 Esas- 2014/5333 Karar sayılı ilamıyla… “O halde mahkemece, öncelikle davacının dava açmaya yetkili makamının “olur tarihi” araştırılmalı, şayet bir yıl olan zamanaşımı süresinde dava açılmamış ise önceki gibi davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Aksinin anlaşılması durumunda ise başka bir ifade ile davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi durumunda; …. Bakanlığına Bağlı … Kurum ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, tavan ek ödeme tutarına esas (7) katsayı üzerinden ödeme yapıldığı, davalının unvanına uygun katsayının bu olup-olmadığının belirlenmesi ile eldeki davada davalıya döner sermaye payından alması gereken miktardan fazla bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, hususlarının araştırılması gerekmektedir.
Bu itibarla; mahkeme kararının, yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken, zuhulen değişik gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından, davalı tarafın bu yöne ilişen karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 26.11.2013 gün ve 2013/17712 E. 2013/16672 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA” karar verilmiştir
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; “hatalı ödemenin kurum amiri tarafından en geç 20/03/2007 tarihinde öğrenilmiş olduğu, eldeki davanın ise 30/03/2012 tarihinde açıldığı, bozma ilamında işaret edilen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı tarafın cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, sözkonusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Uyuşmazlık yersiz ödemeden doğan alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır .
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
TBK Md.154 (BK . Md.133) zamanaşımını kesen nedenleri sıralamıştır ;
Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.
Davalı … ‘ın 09.04.2007 ve 27.06.2007 tarihli dilekçeleriyle borcunu kabul ettiği ve 48 ay aylık taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği tüm dosya içeriğiyle sabittir. Davalı borçlunun vaki bu ödemeyi taahhütleri, zamanaşımını keser.
Bu nedenle davalının 09.04.2007 ve 27.06.2007 tarihli borç ikrarı ve taahhütleri doğrultusunda ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak TBK 154 Hükümlerİ doğrultusunda inceleme yapılması gerekirken ; Mahkemece zamanaşımın kesen bu olgular üzerinde durulmaksızın ” bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.