Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5303 E. 2016/6088 K. 20.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 12:45


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5303
KARAR NO : 2016/6088
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... İli, Merkez .... Kat:1, D:1 adresinde bulunan taşınmazın tarafların müşterek mülkü olduğunu, çok eski ve oturulamayacak durumda bulunan bu dairenin oturabilir hale getirilmesi için davacı tarafından yaklaşık 30.000 TL değerinde zorunlu masraf yapıldığını, ihtara rağmen davalıların paylarına düşen masrafı ödemediğini belirterek; davalılardan ayrı ayrı 6.000' er TL tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın iddia edildiği gibi eski ve oturulamayacak durumda olmadığını, davacının evlenirken kendi zevkine göre bazı değişiklikler yaptığını, fatura ve tutanaklardaki rakamların gerçeğe aykırı rakamlar olduğunu, yapılan masrafların dairenin değerini arttırmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması için taşınmazın satışının veya davalıya tesliminin gerektiği, taşınmazın halen davalının kullanımında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
HMK’nun 114/1.maddesinde, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 115.maddesinde ise, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm taraflar murisi .... adına tapuda kayıtlı iken, davalılar tarafından 09.06.2011 tarihinde ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtıkları 2011/544 E.sayılı ortaklığın giderilmesi davasının 29.12.2011 tarih 2011/1137 K.sayılı ilamı ile satışına karar verildiği, kararın 25.04.2012 tarihinde kesinleştiği, ... 1.Satış Memurluğu'nun 2013/2 sayılı satış dosyasında 23.09.2013 tarihinde kesinleşen 22.07.2013 tarihli ihale ile 85.100 TL'ye satıldığı, alıcının davacı ... olduğu anlaşılmaktadır.
Tespit davası, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davadır. Eda davası ise aynı konudaki tespit davasını da içeren daha geniş kapsamlı bir dava olması nedeniyle tespit davası eda davasının öncüsüdür.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, dava tarihi itibariyle taşınmazı elinde bulunduran davacının yaptığını ileri sürdüğü zorunlu masrafların nelerden ibaret olduğuna ilişkin tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.
O halde, mahkemece; alacak istemli bu davanın içerisinde tespit talebini de içerdiği, dava tarihinde tespit davası şartlarını taşımakta iken, yargılama sırasında taşınmazın satılması ile davalının elinden çıktığına (ihale alıcısı olarak taşınmaz bedelinin cebinden çıktığına) göre alacak istemi yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının oluştuğu değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.