Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5586 E. 2016/5674 K. 12.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 09:26


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5586
KARAR NO : 2016/5674
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın birleştirilmesine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi olan davalının evi terk ederek bir başka kadın ile birlikte yaşamaya başladığını belirterek, davacı için aylık 450 TL, müşterek çocuklar ... ve .. için aylık 200'er TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin davalıya karşı ... 3. Aile Mahkemesi'nin 2014/1017 esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, bu nedenle işbu dava dosyasının ... 3. Aile Mahkemesi'nin 2014/1017 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istediklerini belirtmiştir.
Mahkemece; İşbu dava dosyasının ... 3.Aile Mahkemesinin 2014/1017 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın birleşen ... 3.Aile Mahkemisinin 2014/1017 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
6100 sayılı HMK. nun 166/2. maddesine göre; “Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.”. Buna göre aralarında hukuki ve fiili bağlantılı olan davalarda birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkemede ileri sürülecek ve mahkemenin vereceği birleştirme kararı ile birlikte bağlantılı davalar, ilk davanın açıldığı mahkemede görülen dava ile birleştirilecek ve yargılamaya bu dava dosyası üzerinden devam edilecektir.
Somut olayda, işbu nafaka davası 01.12.2014 tarihinde.... Asliye Hukuk Mahkemesinde (Aile Mahkemesi Sıfatıyla), boşanma davası ise 15.12.2014 tarihinde ... 3.Aile Mahkemesinde açılmış olduğuna göre; birleştirme talebi ikinci davada değil, ilk açılan davada istenilmiştir.
Kaldı ki, ayrı yargı çevrelerinde açılan davaların; evlilik birliğinin korunması hükümlerine dayalı olarak TMK. nun 197. maddesine göre açılan tedbir nafakası davası ile boşanma hükümlerine dayalı olarak TMK.nun 166.maddesine göre açılan boşanma davasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında boşanma davası olsun yahut olmasın eşler evlilik birliğinin ayrı dava ile korunmasını isteyebilir (TMK. md.201). Diğer bir anlatımla, tedbir isteğinin boşanma davasında istenilmesini zorunlu kılan bir hüküm yasada yer almamaktadır. Kaldı ki, tedbir nafakası davası ve boşanma davası aynı sebepten doğmadığı için biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, usulüne uygun birleştirme talebi bulunmadığından; talebin reddi ile davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davaların birleştirilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.