Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/6001 E. 2016/5752 K. 13.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 08.12.2023 09:11
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6001
KARAR NO : 2016/5752
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin 07.08.2012 tarihli adi yazılı protokol ile davalıdan davaya konu taşınmazı satın aldığını, kaparo olarak 10.000 TL bedel ödediğini, protokolde devrin 15 gün içinde yapılacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen halen devrin yapılmadığını, yine protokolde; protokolü ihlal eden tarafın 20.000 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından sözleşme şartları haksız ve kötü niyetli bir şekilde yerine getirilmediğini ileri sürerek, 20.000 TL cezai şartın davalıdan tahsili ile, 10.000 TL kaporanın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesi ile; her ne kadar protokolde 10.000 TL kaporanın verildiği yazılmış ise de davalıya yalnızca 5.000 TL kaparo verildiğini, kalan 5.000 TL'yi bu iş için aracılık yapan dava dışı şahsın kendisinde tuttuğunu, satıştan cayan tarafın davacı olduğunu, bu nedenle hiçbir bedel talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davalının 10.000 TL kapora bedelinden ötürü... İcra Müdürlüğü'nün 2012/4349 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davacının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın %20’sı olan 2.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı tarafından sözleşme şartları haksız ve kötü niyetli bir şekilde yerine getirilmediğinden 20.000 TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Kural olarak, tapuya kayıtlı taşınmazların satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığı sürece geçersizdir. (TMK 706, BK 213, Tapu Kanunu 26, Noterlik Kanunu 60.maddesi) Geçersiz olduğu için de, taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilirler. Zira, haklı bir sebep olmaksızın mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür.
Cezai şart, asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, geçersiz sözleşmelerde yer alan cezai şartlar da geçersizdir. Geçersiz sözleşmelere dayanarak taraflar birbirlerinden cezai şart isteyemezler.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ile davalı arasında 07.08.2012 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 7.maddesi ile satış sözleşmesini haksız nedenlerle ihlal eden tarafın karşı tarafa 20.000TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, alıcı davacının, satış bedelinin iadesi ve cezai şartın ödenmesi için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davaya konu 07.08.2012 tarihli sözleşme, taşınmaz satışına ilişkin olup, geçerlilik şartı olan resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için bu sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükümler de aynı şekilde geçersizdir. Bu nedenle davacı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep edemez.
O halde mahkemece; cezai şart bedeli olarak talep edilen 20.000TL yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe davanın tümünün kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.