Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/6003 E. 2016/6740 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6003
KARAR NO : 2016/6740
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
MÜTEVEFFA : …

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin açılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, vasiyetnamenin açılmış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde mirasçı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davada; 04.11.1941 doğumlu … tarafından 22.01.2010 tarihinde 10.Noterliği’nde düzenlenen vasiyetnamenin açılıp, okunması istenmiş, mahkemece; sözü geçen vasiyetnamenin açılmış sayılmasına karar verilmiş, hüküm; mirasçı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; vasiyetnamenin açılıp, okunması istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; hükmü temyiz eden mirasçı …’e, duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından; 23.10.2012 günü saat 09.30’da Adliyesi’nde yapılacak duruşmanın, … adresinde ikamet eden mirasçı …’e, aynı gün saat 08.30’da tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin toplanıp tartışılabilmesi tarafların duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmesiyle mümkündür.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasanın 36. maddesine göre herkes, yasal yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Adil yargılanma hakkı, HMK’nın 27. maddesinde belirtilen hukukî dinlenilme hakkını da içeren geniş bir haktır ve hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. HMK’nın 27. maddesi gereğince, tarafların yargılama ile ilgili bilgi sahibi olması, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi, mahkemenin tüm iddia ve delilleri dikkate alarak kararını gerekçeli olarak vermesi gerekir. Bu da davada, tebligatların usulüne uygun olarak yapılmasıyla mümkün olup, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı mahkemece kendiliğinden denetlemelidir.
Bu bağlamda hakim, taraflara duruşmada hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkan vermeli, tarafları usulüne uygun şekilde duruşmaya davet etmeli, duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Zira; hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun davet etmeden hüküm veremez. (HMK m.27)
Diğer taraftan, vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi tarafından açılmalı ve ilgililere tebliğ olunmalıdır. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılmalıdır. (TMK m. 596/1-2)
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; 23.10.2012 günü saat 09.30’da Adliyesi’nde yapılacak duruşmanın, ….adresinde ikamet eden mirasçı …’e, aynı gün saat 08.30’da, dolayısıyla duruşma saatinden yalnızca 1 saat önce tebliğ edilmesiyle, mirasçı …’in adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlandığı, buna göre mirasçının temyizinde haklı olduğu açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece, müteveffanın bilinen tüm mirasçılarına, vasiyetname ekli duruşma gününü bildirir tebligatın, usulüne uygun tebliğ edilerek, mirasçılara, duruşmada hazır bulunmak ve savunmalarını bildirmek üzere imkan tanınması gerekirken, eksik inceleme sonucu yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.