YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6957
KARAR NO : 2016/7581
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde;… adresinde bulunan dükkânına yıllardan beri su sayacının bağlanmaması nedeniyle mağdur olduğunu belirterek, dükkânına su bağlanmasını, ayrıca, yasal olmadığı halde ceza olarak kesilen 265 TL’nin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın haksız ve yasal dayanaktan uzak olduğunu, .. adresinde bulunan dükkân için davacının kiracısı tarafından yeni su abonesi müracaatında bulunulduğunu, ancak adreste bulunan taşınmazın yapı kullanım izin belgesini ibraz edilmediğini, daha sonra ibraz edilen ve …ye ait olan belgeye dayanılarak… No’lu taşınmaza su bağlatma konusunda ısrar edildiğini, .. Müdürlüğü’ne belgenin onaylatılması istenilmiş ise de, onaylı belgenin kendilerine ibraz edilmediğini, müvekkili kurum ile Karabağlar Belediyesi İmar Müdürlüğü arasında yapılan yazışmalarda zemin katta bulunan otoparkın dükkâna ilave edilmiş olarak tespit edilmesi nedeniyle söz konusu yerin ruhsatsız olduğunun belirtildiğini, davacının suyu konut dışı kullandığını, kendisine cezai işlem değil kullanım ücreti kesildiğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davacının abonelik tesisi talebinin kabulüne, tahakkuk edilen bedele ilişkin talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait dükkâna abonelik tesisi ve davacı adına tahakkuk edilen bedelin iptali istemlerine ilişkindir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün
sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu hakkında hukukçu bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi, dava konusu su aboneliği ve bu abonelik nedeniyle davacı adına tahakkuk edilen bedel konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece dava dosyasının, önceki bilirkişi dışında, davaya konu talepler hakkında uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.