Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/8305 E. 2016/12301 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8305
KARAR NO : 2016/12301
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının çocukları … ve …’in bakım altında olduğunu, davalı babanın memur olduğunu ileri sürerek; davalının, çocuklar için toplam 1.363.00 TL nafaka ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile; kredi borcu olduğunu, nafaka ödeyemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalı babanın çocuklar için 100.00’er TL, iştirak nafakası ödemesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, davacı vekili 11/10/2016 tarihli dilekçesi ile sosyal devlet ilkesi gereğince davayı geri aldıklarını belirtmiş; davalı ise, 12/10/2016 tarihli dilekçesi ile davanın geri alınmasını kabul ettiğini belirtmiştir.
HMK.’nın 123.maddesinde; “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.” düzenlemesi yeralmaktadır.
Davalı, davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse mahkeme, davanın esası hakkında bir karar vermez; davanın, davacı tarafından geri alınma ve davalının da buna muvafakat etmesi nedeni ile son bulduğunu belirtmekle yetinir. (Medeni Usul Hukuku, 25.baskı, Prof.Dr.Baki Kuru, Prof. Dr.Ramazan Arslan, Prof.Ejder Yılmaz, sayfa; 292)
Somut olayda; dosya temyiz incelemesi aşamasında iken davacı vekili davayı geri aldıklarını, davalı ise geri almayı kabul ettiğini belirtmiştir. Bu durumda, mahkemece; anılan beyanlar değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.