YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9046
KARAR NO : 2016/12166
KARAR TARİHİ : 26.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tesbit ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; … ili, Merkez … Kaymakamlığına bağlı … Mahallesinde … nolu parsel ile .. nolu parsel üzerinde ve ayrıca bu iki parsel arasındaki yol güzergahında müvekkilleri tarafından muhtelif nitelik ve sayıda ağaç yetiştirildiğini ve uzun zamandan beridir tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu ancak davalının 276 nolu parseli satın aldığını söyleyerek müvekkillerinin olmadığı bir sırada iş makinaları ile ağaçların büyük kısmını kırdığını ve kestiğini iddia ederek kesilen ağaç bedeli için 30.000TL’nin tahsili ile ağaçların müvekkillerine ait olduğuna ilişkin muhtesat tespitini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacılara karşı sorumluluğunun olmadığını belirterek husumet iddiasında bulunmuş, zamanaşımı def’ini ileri sürmüş ve esas yönünden de dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların tapulu arazinin kayıt sahibine ait olacağını, müvekkilin taşınmazı tokiden satın aldığını, üzerindeki muhtesatın hiç kimseye tahsis edilmediğini, tapulu mülkiyet ve arzın üzerindekileri hakkında hak iddiasının tapu kayıtları ile sabit olmadıkça dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; zamanaşımı konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş işin esasına girilerek, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda belirlenen karışık meyve ağaçlarına biçilen değer olan 12.540TL ve bir ceviz ağacının değeri olan 475TL’nin toplamı olan 13.015TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiile dayanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yasal süre içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur.
Zamanaşımı def’i davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.1.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir. Kararı) (23.12.2009 Tarih, 2009/476 Esas- 2009/589 Karar Sayılı ilam)
Davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sebebi nazara alınarak sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.