Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/9962 E. 2016/12348 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9962
KARAR NO : 2016/12348
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyanın incelenmesinden, Dairemizin 08.03.2016 tarih 2016/3033 Esas- 2016/3409 Karar sayılı ilamı ile mahkemece, davalıya gerekçeli karar tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle tutuklu mu, yoksa hükümlü mü olduğunun saptanması, eğer tebligatın yapıldığı ilk tarih itibariyle davalı hükümlü ise, kendisine yapılan tebligat geçerli olmayacağı için, davalı için temyiz süresi de başlamayacağı, temyiz süresinin ancak, davalıya atanacak vasiye yapılacak tebligat ile başlayacağı, davalı bugünkü tarih itibariyle, davalı bihakkın tahliye olmuş ve artık kendisine vasi tayinini gerektirir bir durum söz konusu değil ise, bu durumda tespit edilecek en son adresine tebligat yapılması eğer davalı, bugünkü tarih itibariyle bihakkın tahliye olmamış ise, kendisine vasi tayini gerekeceği için, o takdirde davalıya vasi tayin ettirilip, tayin edilen vasiye gerekçeli karar tebliğ edilmesi gerekçesi ile dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, Mahkemece, 10.05.2016 tarihli tutanaktır başlıklı belge ile davalının kısıtlılık altında bulunduğu 13/12/2010 tarihinde yapilan tebliğ işleminin usulsuz olduğu, usulsüz tebligat tarihinden itibaren yasal süre zarfında temyiz yoluna başvurduğu; davalının 02/09/2012 tarihinden itibaren tam ehliyetli olduğu bu itibarla davalının süresinde temyiz yoluna başvurması ve kısıtlılığının kalkmış olması nedeni ile yeniden karar tebliği yapılmasının, davalının temyiz hak ve istemi bakımından bir değişiklik oluşturmayacağı, dosyanın mevcut hali ile Yargıtay’a gönderilmesi belirtilmiş olup, geri çevirme kararının gereği yerine getirilmemiştir.
Ne var ki; bu defa da, geri çevirme kararımızın içeriği anlaşılamamış ve gereği yerine getirilmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 407/1. maddesi gereğince bir sene veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü bulunan kişiye sulh mahkemesince bir vasi tayini zorunlu olup bu halde tebligatın Tebligat Yasasının 16. maddesi hükmü gereğince vasiye yapılması gerekir.
Hükümlülük süresi bir seneden az veya kişi tutuklu bulunuyorsa bildirim işlemi Tebligat Yasasının 19. maddesi uyarınca yapılmalıdır. Bu durumda cezaevi müdürü veya memuru sözkonusu evrakın hükümlü veya tutukluya verilmesini temin etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda tebligatın müessese müdürü veya memuru veya görevli infaz koruma memuru gözetiminde doğrudan doğruya muhataba yapılması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden, davalının 17.3.2010 tarihli ilam ile 4 yıl 2 ay hapis cezasına hüküm giydiği, 25.11.2009 ile 02.09.2012 tarihleri arasında hükümlü olduğu, 02.09.2012 tarihinde şartlı salıverildiği, 23.01.2014 tarihinde bihakkın tahliyesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
Yine davalıya gerekçeli karar tebliğinin 13/12/2010 tarihi itibariyle bizzat tebliğ edildiği, davalının 17.12.2010 tarihli dilekçesini dosyaya sunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak ne var ki, mahkemece, davalı …..’e gerekçeli karar tebliğinin yapıldığı 13/12/2010 tarihi itibariyle hükümlü olduğu anlaşılmakla, kendisine yapılan tebligatın böylece geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Tebligatın yapıldığı bu tarih itibariyle davalı hükümlü olduğundan, davalı için temyiz süresi de başlamayacaktır.
Aynıca, davalı tarafça ödenmesi gereken temyiz harcının alındığına dair belge ya da bilgi dosya içerisinde yer almamaktadır.
Bu durumda, mahalli mahkemesince geri çevirme kararlarının gereği yerine getirilmemiş olup, en son 10.05.2016 tarihli tutanaktır başlıklı belge ile geri çevirme kararının gereği yerine getirilmeden dosya iade edilmiş olmakla, dosyanın uzun yıllar sürüncemede bırakılmasına neden olan mahkeme hakimi ….sicil nolu …. hakkında işlem yapılması amacıyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusunda bulunmanın zarureti de hasıl olmuştur.
Buna göre, geri çevirme kararımız daha dikkatli okunarak,davalının 23.01.2014 tarihinde bihakkın tahliye olduğu dikkate alınıp, davalının bilinen en son adresi tespit edilip, bu adreste gerekçeli karar usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilip, (tebliğ mazbatasına, tebligatın nasıl yapılacağı açık bir şekilde yazılmalıdır.) temyiz için gerekli sürenin bitiminin beklenmesi ve temyiz harcının ikmal edilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 31.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.